Business Ekonomi Gündem Küresel ticarette kritik maden krizi: Kobalt ve manganez ihracatının yüzde 70'i kısıtlı!

Küresel ticarette kritik maden krizi: Kobalt ve manganez ihracatının yüzde 70'i kısıtlı!

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu ve "Kritik Hammaddelere İlişkin İhracat Kısıtlamaları Envanteri 2026 Tanıtım Programı"na katıldı. Bakan Bolat, programda yaptığı konuşmada küresel ticaret ağlarında kritik ham maddelerin değişen rolü ve artan kısıtlamaların ekonomik etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Küresel ticarette kritik maden krizi: Kobalt ve manganez ihracatının yüzde 70'i kısıtlı!

Bakan Bolat, kritik ham maddelerin artık sadece ticari birer emtia olmaktan çıkarak "stratejik varlık" niteliği kazandığını ifade etti. Bu materyallerin enerji dönüşümü süreci için vazgeçilmez bir konumda olduğunu belirten Bolat; yarı iletkenler, yenilenebilir enerji sistemleri, savunma teknolojileri ve yüksek katma değerli sanayi üretimi gibi kritik alanların güvenli erişime dayalı olduğunu vurguladı. Ancak, bu materyallere erişimin dünya genelinde giderek daha belirsiz bir hale geldiğine dikkat çekti.

İhracat Kısıtlamalarında Rekor Artış

OECD verilerine dayanan bulguları paylaşan Ticaret Bakanı, kritik ham maddelere yönelik ihracat kısıtlamalarının 2009 yılından bu yana 5 kat artış gösterdiğini açıkladı. Kısıtlamaların tarihsel olarak en yüksek seviyelerde seyrettiğini belirten Bolat, şu verileri paylaştı:

2022-2024 yılları arasında küresel kritik ham madde ticaretinin %16’sı kısıtlamalardan etkilendi.

Kobalt ve manganez ihracatının yaklaşık %70’i kısıtlama kapsamında bulunuyor.

Grafit ihracatının neredeyse yarısı, nadir toprak elementlerinin ise %45’i engellere takılıyor.

Kısıtlama yöntemlerinde de değişim yaşandığını kaydeden Bolat; ihracat vergileri ve lisans zorunluluklarının yaygınlığını koruduğunu, ancak daha sert önlemlerin giderek arttığını belirtti.

Ekonomik Etkiler ve Küresel Tedarik Zinciri

İhracat kısıtlamalarının iç politikada sanayi gelişimine katkı sunabileceğini ifade eden Bakan Bolat, bu durumun küresel ölçekteki olumsuz yan etkilerine de değindi. Kısıtlamaların yaygınlaşmasının küresel arzı daralttığını, fiyat oynaklığını artırdığını ve tedarik zinciri dayanıklılığını zayıflattığını dile getirdi. Türkiye'nin dış ticaret hacminin mal ve hizmetler dahil 820 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Bolat, ülkenin açık ve kurallara dayalı ticareti desteklediğini vurguladı.

Uluslararası İş Birliği ve OECD’nin Rolü

Dünyanın siyasi, askeri ve ticari kırılmalar yaşadığı bir dönemde OECD’nin koordinasyon rolünün önemine değinen Bolat, OECD İstanbul Bölge Merkezi ile Paris’teki Genel Sekreterliğin iki yıldır ortak forumlar düzenlediğini bildirdi. Yeşil ve dijital ekonomiye geçişte kritik maden ihtiyacının yapay zeka ve ileri teknolojiyle birlikte arttığını söyleyen Bolat, ham madde zengini az gelişmiş ülkelerin bu kaynakları işleyerek katma değer üretmeleri gerektiğini savundu. Türkiye’nin hem kendi milli menfaatlerini korumayı hem de küresel tedarik zinciri istikrarını muhafaza etmeyi hedefleyen dengeli bir yaklaşıma sahip olduğunu belirtti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız