Küresel piyasalarda çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) odaklı finansman araçlarına yönelim ivme kazanırken, Türkiye gelişmekte olan ekonomiler arasındaki ağırlığını hissettirmeye devam ediyor. Fitch Ratings’in son analizine göre Türkiye, Çin hariç tutulan gelişmekte olan piyasaların dolar cinsinden ESG borçlanma araçlarında çift haneli pay elde ederek listenin üst sıralarına yerleşti.
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, 2026 yılının ilk 9 ayına ilişkin dolar cinsinden ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) borçlanma aracı ihraçlarına dair kapsamlı analizini yayımladı. Küresel fonların sürdürülebilirlik odaklı projelere yöneldiği bu dönemde Türkiye, gelişmekte olan piyasalar arasında sergilediği performansla %11,7’lik pazar payına ulaştı.
Küresel Küçülmeye Rağmen Kritik Başarı
Ocak-Eylül dönemini kapsayan veriler, Çin dışındaki gelişmekte olan piyasalarda dolar cinsi ESG ihraçlarının toplamda 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ortaya koydu. Küresel ölçekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla %40’lık bir daralma yaşanmasına rağmen Türkiye, borçlanma piyasalarında yakaladığı hacimle uluslararası yatırımcıların güvenini koruduğunu gösterdi.
ESG borçlanmasında başı çeken ülkeler incelendiğinde, Suudi Arabistan %20,9 ile listenin ilk sırasında yer alırken; onu %17,8 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), %15,9 ile Brezilya ve %12,5 ile Hindistan takip etti. Türkiye ise %11,7’lik payı ile dünyanın yükselen ekonomilerini geride bırakarak 5. sırada yer aldı.
Körfez Bölgesi Liderliğini Koruya Dursun, İslami Finans Öne Çıkıyor
Bölgesel bazda bakıldığında, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, Çin hariç tutulduğunda toplam dolar cinsi ESG ihraçlarının yaklaşık %39’unu üstlenerek küresel liderliğini sürdürdü. KİK bölgesinde dolaşımda bulunan toplam ESG borçlanma araçlarının hacmi, 2026’nın üçüncü çeyreği itibarıyla yıllık %18 artarak 72,9 milyar doları aştı.
Bu büyümede özellikle İslami finansman araçlarının rolü dikkat çekiyor. Katılım bankacılığı sisteminin güçlü talebiyle desteklenen sukuk ihraçları, KİK bölgesindeki toplam ESG hacminin %43’ünü oluşturdu.
Gelecek Dönem Öngörüleri ve Riskler
Uzmanlar; enerji dönüşümü projeleri, yeşil kalkınma hedefleri ve fonlama kaynaklarını çeşitlendirme stratejilerinin önümüzdeki dönemde de ESG borçlanmalarını destekleyeceğini vurguluyor. 2026’nın son çeyreği ve 2027 boyunca ivmenin yukarı yönlü seyretmesi beklenmekle birlikte, küresel piyasalardaki jeopolitik dalgalanmaların aşağı yönlü risk unsuru oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.