Business Ekonomi Dünya Brüksel’den Washington’a net mesaj: UCM’yi korumak için tarihi hamle yolda

Brüksel’den Washington’a net mesaj: UCM’yi korumak için tarihi hamle yolda

Washington yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesine yönelik yaptırım kararlarına karşı harekete geçen AB Komisyonu, mahkemenin özerkliğini ve işleyişini korumak adına tarihi "Engelleme Tüzüğü" dahil tüm mekanizmaları masada tutuyor.

Brüksel’den Washington’a net mesaj: UCM’yi korumak için tarihi hamle yolda

ABD ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki diplomatik fay hatları, bu kez uluslararası yargının bağımsızlığı tartışmasıyla yeniden hareketlendi. Washington yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yönelik sert yaptırım kararları ve açıklamalara karşı Brüksel, küresel adaletin kurumsal yapısını korumak adına zırh kuşanmaya hazırlanıyor. AB Komisyonu, ABD’nin mahkemeye yönelik kısıtlamalarını etkisiz kılmak amacıyla "Engelleme Tüzüğü" dahil tüm hukuki ve diplomatik seçeneklerin masada olduğunu duyurdu.

Brüksel Masadaki Tüm Kartları Açtı

AB Komisyonu sözcülerinden Siobhan McGarry, düzenlediği basın toplantısında konunun AB Liderler Zirvesi’nde de kapsamlı bir şekilde ele alındığını belirtti. Mahkemenin bağımsız işleyişini garanti altına almak için üye ülkelerle kesintisiz bir diyalog yürütüldüğünü vurgulayan McGarry, sürecin somut adımlarla ilerlediğini ifade etti.

UCM'nin küresel adalet mekanizmasındaki kritik rolüne dikkat çeken McGarry, Engelleme Tüzüğü'nün yürürlüğe girmesi için henüz kesinleşmiş bir takvim bulunmadığını ancak üye devletlerle birlikte en uygun çözüm yolunun arandığını aktardı. Hollanda’nın bu süreçte öncü bir diplomatik rol üstlendiğini kaydeden yetkili, önümüzdeki 6 aylık periyotta alternatif bir diplomatik uzlaşı sağlanamaması halinde gerekli hukuki mekanizmaların derhal devreye sokulacağını belirtti.

"Ya UCM Tehditleri Bitirir Ya Biz UCM’yi Yok Ederiz"

İki müttefik arasındaki gerilimin fitili, UCM’nin kararları ve hemen ardından ABD cephesinden gelen sert tepkilerle ateşlendi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, UCM’nin eski yargıçlarından Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’ın Nobel Barış Ödülü kazanmasının ardından mahkemeyi hedef alan yaptırım kararını açıklamıştı. Rubio, hiçbir ABD vatandaşının UCM tarafından yargılanmasına izin vermeyeceklerini vurgulayarak son derece sert bir dille "Ya UCM tehditlerine son verir ya da biz UCM'yi ortadan kaldırırız" ifadelerini kullanmıştı.

Washington yönetimi, daha önce de UCM’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama kararlarına sert tepki göstermiş, ardından UCM Başkanı Tomoko Akane dâhil olmak üzere çok sayıda üst düzey yargıç ve savcıyı yaptırım listesine almıştı.

Engelleme Tüzüğü Nedir?

AB’nin yaptırımlara karşı bir savunma mekanizması olarak kullandığı Engelleme Tüzüğü, ilk olarak 1996 yılında ABD’nin Küba, İran ve Libya’ya yönelik tek taraflı ambargolarına karşı geliştirilmişti. Tüzük, AB merkezli şirketlerin ve kurumların, üçüncü ülkelerin tek taraflı yaptırım kararlarına uymasını yasaklıyor ve yabancı mahkeme kararlarının AB topraklarında geçerliliğini hükümsüz kılıyor.

Söz konusu tüzük, geçmişte diplomatik müzakerelerle rafa kaldırılmış olsa da ABD'nin 2018'de İran Nükleer Anlaşması’ndan çekilmesinin ardından Avrupalı ticari aktörleri korumak amacıyla resmen yürürlüğe girmişti. Günümüzde ise bu hukuki kalkan, ilk kez ticari çekişmelerin ötesine geçerek uluslararası yargı kurumlarının bağımsızlığını savunmak üzere gündeme taşınmış durumda.