İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, küresel ticaretin kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğinin yeniden tesisi için geliştirdikleri 7 günlük eylem planını ABD tarafına ilettiklerini duyurdu. Bölgesel temasları kapsamında Bağdat’ta konuşan Erakçi, krizin aşılması noktasında topun artık Washington yönetiminde olduğunu vurguladı.
Irak'ın başkenti Bağdat'ta bir araya gelen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi'nin 52. Toplantısı'nda değerlendirmelerde bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Orta Doğu ve Körfez hattındaki son gelişmelere ilişkin kritik mesajlar verdi. Katar’ın arabuluculuk rolü üstlendiği diplomasi trafiğinde ABD tarafına net bir takvim sunduklarını belirten Erakçi, Hürmüz Boğazı’nın ticari geçişlere açılması için gerekli şartların belli olduğunu kaydetti.
"Baskı ve Aşırı Güç Kullanımı Güvenlik Getirmez"
Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin normale dönmesinin askeri dayatmalarla mümkün olamayacağına dikkat çeken Erakçi, ABD ve müttefiklerinin bölgedeki tutumunu eleştirdi. Güvenlik ortamının kalıcı kılınabilmesi için geçmişteki stratejik hataların tekrarlanmaması gerektiğini ifade eden Erakçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir ülkeyi bombardımana tutarak, altyapısını yok etmekle tehdit ederek ya da iktisadi abluka altına alarak deniz ticareti güvenliğini sağlamak mümkün değildir. Tahran olarak hem ulusal egemenliğimizi hem de halkımızın meşru haklarını sonuna kadar savunacağız. Haklarımızı muhafaza etmek ile barışçıl çözümler aramak arasında hiçbir çelişki bulunmamaktadır."
Savaşın ve çatışma ortamının yarattığı yıkıcı etkilerin bilincinde olduklarını hatırlatan İranlı Bakan, barışçıl diplomasinin önemine işaret ederken İslam dünyasının da kendi içindeki bağları ve diyalog kanallarını güçlü tutması gerektiğini dile getirdi.
Bölgesel Krizlerde "Askeri Çözüm" Uyarısı
Konuşmasında Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilime de değinen Abbas Erakçi, Arap Yarımadası’nda tırmanan krizlerden derin endişe duyduklarını aktardı. Hem Suudi Arabistan’ın hem de Yemen’in egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygı duyduklarını belirten Erakçi, sorunların askeri yöntemlerle çözülmeye çalışılmasının bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştireceği uyarısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı, Orta Doğu’da kalıcı huzur ve istikrarın ancak dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin kendi aralarında kuracağı samimi işbirliği mekanizmalarıyla inşa edilebileceğinin altını çizdi.
Masadaki Plan Ne Anlama Geliyor?
Daha önce Birleşmiş Milletler temasları sırasında sürecin teknik detaylarına ilişkin bilgi veren Erakçi; ABD’nin taraflar arasında önceden varılan mutabakat zaptına uygun şartları yerine getirmesi halinde, 4-5 günlük bir hazırlık sürecinin ardından 6. günde Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere açılabileceğini, 7. günde ise doğrudan müzakerelerin başlayabileceğini kaydetmişti.
Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın arabulucular üzerinden ilettiği 7 günlük ateşkes ve geçiş planını "kabul edilemez" olarak niteleyerek reddettiğini duyurmuştu. Tahran'ın son çıkışıyla birlikte, küresel enerji koridorundaki düğümün nasıl çözüleceği gözleri yeniden Washington'dan gelecek hamlelere çevirdi.