Almanya'nın önde gelen sendikalarından IG Metall, otomobil üreticisi Volkswagen'in yönetimini sert bir dille eleştirerek, uzlaşı çağrısında bulundu. Sendikanın Aşağı Saksonya Bölge Sorumlusu ve Volkswagen Başmüzakerecisi Thorsten Gröger, yönetim kurulunun olası bir çatışma istemediğini ancak böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde bunun sonucunu almak zorunda kalacaklarını belirtti.
Volkswagen'in dönüşüm planı endişe yaratıyor
Volkswagen, temmuz ayından bu yana gündemde tuttuğu ve şirket tarihinin en büyük dönüşüm planı olarak adlandırdığı projeyi yürürlüğe sokmaya hazırlanıyor. Bu plan, bazı fabrikaların kapatılmasını, stratejik departmanların ayrıştırılmasını ve yaklaşık 50 bin çalışanın işten çıkarılmasını içeriyor. Yüksek iş gücü maliyetleri ve yoğunlaşan Çin rekabetinin etkisiyle Volkswagen, milyarlarca avroluk tasarruf arayışına girmiş durumda.
IG Metall ve çalışanların tepkisi
Alman işçi sendikaları, Volkswagen'in bu kapsamlı dönüşüm planına karşı büyük bir direnç gösteriyor. Sendikalardan gelen tepkiler, işten çıkarmaların ve fabrika kapatmaların kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade ediyor. Çalışanların önerileri arasında mevcut istihdam oranının korunması ve tesislerin kapatılmaması yer alıyor. IG Metall, tasarruflar için fabrikaların kapatılması yerine operasyonel sürecin yeniden yapılandırılmasını talep ediyor.
Ayrıca, Aşağı Saksonya Eyalet Yönetimi de krize yönelik bir ara formül sunarak, istihdam dengesinin gözetilmesi ve taraflar arasında ortak bir noktada buluşulmasını hedefliyor. Volkswagen'de stratejik hisseye sahip olan bu yönetim, şirketin geleceği için kritik rol oynuyor.
Cuma günü gerçekleştirilecek kritik toplantıda, yönetimin sunduğu üç farklı önerinin hangisinin kabul göreceği veya yeni bir krizin ortaya çıkıp çıkmayacağı netlik kazanacak. Sendika temsilcileri, kısa vadeli herhangi bir rahatlama sağlayan ama uzun vadede fabrikaların kapatılmasını riske atan bir yaklaşıma kesinlikle karşı çıkacaklarını vurguladı.
Gröger, bunun yanında, yönetim kurulu ile çalışan temsilcileri arasında sağlıklı bir diyalog kurulması gerektiğini ifade ederek, dış kaynaklardan gelen kriz senaryolarına itibar edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.