Küresel ölçekte ekonomik modelleri, üretim süreçlerini ve toplumsal yapıyı yeniden şekillendiren dijitalleşme dalgası, "Dünya Dijital Dönüşüm Zirvesi 2026" kapsamında masaya yatırıldı. Zirvenin en dikkat çeken oturumlarından birinde konuşan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, dijitalleşmenin artık sektörel bir tercih olmaktan çıkıp sürdürülebilir büyümenin en temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Şahin, Türkiye’nin yeni nesil haberleşme teknolojilerindeki başarısının arkasında, yıllardır kararlılıkla sürdürülen güçlü fiber altyapı yatırımlarının yer aldığını ifade etti.
4 Trilyon Dolarlık Dijital Yarışta Altyapının Kritik Rolü
Konuşmasında küresel veri ve gelecek projeksiyonlarına atıfta bulunan Ebubekir Şahin, Dünya Ekonomik Forumu verilerinin küresel büyümenin ana motoru olarak dijital teknolojileri ve verimlilik artışlarını işaret ettiğini belirtti. Uluslararası Veri Şirketi’nin (IDC) tahminlerine göre, küresel dijital dönüşüm harcamalarının 2028 yılına kadar yıllık 4 trilyon dolar sınırını aşacağını kaydeden Şahin, bu devasa ekosistemde ayakta kalmanın yolunun güçlü altyapılardan geçtiğini söyledi.
Yapay zeka, bulut teknolojileri, büyük veri ve nesnelerin interneti (IoT) gibi popüler kavramların ancak sağlam bir zemin üzerinde yükselebileceğine dikkat çeken Şahin, "Fabrikalardaki akıllı sensörlerden finansal işlemlerin anlık güvenliğine, uzaktan eğitimden sağlık hizmetlerine kadar hayatın her alanı kesintisiz bağlantıya muhtaçtır. Türk Telekom olarak biz, bu görünmez ama hayati temeli inşa ediyoruz" dedi.
Avrupa Hedeflerini Geride Bırakan Altyapı Gücü: 550 Bin Kilometre Fiber Ağ
Türkiye'nin dört bir yanını kapsayan dijital ağın büyüklüğüne vurgu yapan Şahin, 550 bin kilometreyi aşan fiber hat uzunluğu ile 57 milyondan fazla aboneye kesintisiz hizmet sunduklarını aktardı. Bu köklü yatırımların Türkiye’nin 5G serüveninde kaldıraç görevi üstlendiğini belirten Şahin, mobil ağlar ile fiber hatlar arasındaki entegrasyon seviyesine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.
5G teknolojisinin sadece akıllı telefonlarda hızı artıran bir lüks olarak görülmemesi gerektiğini, aksine endüstriyel üretimden enerji yönetimine kadar stratejik bir dönüştürücü olduğunu hatırlatan CEO Şahin, şu ifadeleri kullandı: "5G’de başarının anahtarı fiber altyapıdır. Geleceği öngörerek yaptığımız yatırımlar sayesinde bugün LTE baz istasyonlarımızın yüzde 62’sini fiber ağa bağlamış durumdayız. Bu oran, küresel ortalamanın çok üzerinde olduğu gibi Avrupa Birliği’nin önümüzdeki dönem için önüne koyduğu vizyoner hedefleri bile geride bırakmaktadır. Bu güçlü mühendislik ve altyapı kabiliyeti, Türkiye’yi 5G liginde öncü ülkelerden biri yapmaktadır."
Ekonomik Bağımsızlığın Anahtarı: Yerli Teknoloji ve Küresel İhracat
Dijitalleşmenin kalıcı bir katma değere dönüşebilmesi için sadece teknoloji tüketen değil, teknoloji üreten bir ekosisteme sahip olunması gerektiğinin altını çizen Ebubekir Şahin, yerli ve milli üretimi stratejik bir beka meselesi olarak gördüklerini söyledi. Haberleşme teknolojilerinde tam bağımsızlığın; siber güvenlik, veri egemenliği ve küresel rekabet gücü açısından kritik olduğunu belirtti.
Türk Telekom bünyesinde faaliyet gösteren ve küresel pazarda adından söz ettiren Argela ile Netsia gibi grup şirketlerinin bu vizyona hizmet ettiğini belirten Şahin, "70’in üzerinde uluslararası patente sahip şirketlerimizle sadece Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, geliştirdiğimiz yenilikçi 5G ve yazılım çözümlerini dünyaya ihraç ediyoruz" diyerek Türkiye’nin bölgesel bir teknoloji üssü olma yolundaki kararlılığını ortaya koydu.
Şahin konuşmasını sonlandırırken, atılan her adımın ülkenin yarınlarına bırakılan bir miras olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği vizyon doğrultusunda Türkiye'nin Yüzyılını, yerli mühendislik gücüyle "Dijitalin Yüzyılı" yapmak için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.