Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), PwC Türkiye iş birliğiyle imalat sanayisinin röntgenini çeken kapsamlı bir araştırmaya imza attı. "İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi" başlığıyla kamuoyuna duyurulan raporda, Türkiye’nin üretim potansiyeli ve lojistik üstünlüğüne rağmen, rakip ülkelerle ayrışan makroekonomik dengeler ve hızla tırmanan maliyetler nedeniyle küresel pazarda kan kaybettiği belgelendi.
Kamuoyuna sunulan çalışmayı değerlendiren TİM Başkanı Mustafa Gültepe, masa başından ziyade doğrudan sahada yürütülen araştırmaların acı bir gerçeği gözler önüne serdiğini belirtti. Dokuz ana imalat sektörünü ve 200’den fazla ürün grubunu kapsayan çalışmada, 20’yi aşkın rakip ülkenin verileri detaylıca kıyaslandı.
Lojistik Advantage Var, Maliyet Baskısı Ağır Basıyor
Gültepe, Türkiye’nin esnek üretim yeteneği, coğrafi yakınlık, güçlü teslimat ağı ve navlun avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekmekle birlikte, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi:
"Avrupa ve Orta Doğu’ya yakınlığımız, yetişmiş insan kaynağımız ve köklü üretim tecrübemiz en büyük gücümüz. Ancak ne yazık ki bu potansiyeli küresel ölçekte tam bir rekabet üstünlüğüne dönüştürmekte zorlanıyoruz. Sorunun odağında doğrudan maliyet kalemleri yer alıyor."
Dolar Bazında Katlanan Maliyetler ve 480 Binlik İstihdam Kaybı
Raporun ortaya koyduğu veriler, 2019-2025 döneminde Türkiye ile rakip ülkeler arasındaki enflasyon ayrışmasını net bir şekilde gösteriyor. Rakiplerde ortalama enflasyon %8’in altında seyrederken Türkiye’de yıllık ortalama %38 seviyelerinde gerçekleşti.
Aynı dönemde asgari ücret %1290, hammadde %1250 ve enerji maliyetleri %1490 artış gösterirken, kurdaki yükselişin %860’ta kalması dolar bazında ciddi bir maliyet yükü doğurdu. Bu tablo neticesinde:
Dolar bazında genel maliyetler ortalama %55 arttı.
Makine sektöründe üretim maliyeti artışı %60’ı buldu.
Hazır giyimde maliyetler %58, mobilyada ise %55 yükseldi.
Türkiye'nin küresel ihracattan aldığı pay %1,08’den %0,98’e geriledi.
İmalat sanayindeki sigortalı çalışan sayısı son 4 yılda 480 bin kişi azaldı.
Asya ile Avrupa Arasında Sıkışan Üretim Gücü
Türkiye’nin geleneksel olarak "fiyat-kalite dengesini en iyi sunan ülke" konumunda olduğunu hatırlatan TİM Başkanı, küresel pazardaki çift taraflı baskıya işaret etti. Asya ülkelerinin düşük fiyatla pazar payı zorladığı bir dönemde, Avrupa’daki üreticilerin de aynı pazarlarda sert bir rekabet sergilediğini belirten Gültepe, Polonya’nın incelenen 9 sektörün 7’sinde doğrudan Türkiye’nin karşısına rakip olarak çıktığını aktardı.
Geleceğin Yatırımları İçin Fiyat Rekabeti Şart
İhracatçının yeşil dönüşüm, dijitalleşme, Ar-Ge ve markalaşma gibi kritik alanlara bütçe ayırabilmesi için öncelikle pazarda tutunabilmesi gerektiğinin altı çizildi. Gültepe, pazar kaybeden işletmelerin dönüşüm yatırımı yapamayacağını vurgulayarak, raporda 9 ana sektör için toplam 189 somut politika önerisi geliştirildiğini ifade etti.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, hedef pazarlarda kalıcı konuma ulaşılması ve performans odaklı destek mekanizmalarının devreye alınması gibi ortak talepleri sıralayan Gültepe, üç ila dört yıl önceki rekabet koşullarının yeniden sağlanması halinde yıllık çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmanın işten bile olmadığını belirtti.