Suudi Arabistan'ın ulusal petrol şirketi Saudi Aramco, eylül ve ekimde Ras Tanura rafinerisinden yaklaşık 60 milyon varil ham petrolü Sohar Limanı açıklarında "gemiden gemiye transfer" (STS) yöntemiyle sevk etmeyi planlıyor.
Hürmüz Boğazı'nın önemi
Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık riskleri nedeniyle bu yöntem, Suudi Arabistan'ın Asya’ya ham petrol sevkiyatında ön plana çıkıyor. STS yönteminde ham petrol, Suudi Arabistan'dan tankerlerle Umman açıklarına getiriliyor ve burada başka tankerlere aktarılıyor. Petrol daha sonra bu tankerlerle Asya'daki rafinerilere taşınıyor.
Sohar Limanı'nın resmi verilerine göre, yılın ilk yarısında limanda 24,38 milyon metrik ton STS yük elleçlendi. Oxford Üniversitesi Enerji Sistemleri Öğretim Görevlisi Dr. Adi Imsirovic, bu operasyonların Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakmadığını, aksine bu güzergahın hala çok önemli olduğunu belirtiyor. İmsirovic, "Hürmüz Boğazı güzergahı olmadan, doğu-batı boru hattını kullanarak yaptıkları ihracat neredeyse yarıya iniyor." dedi.
STS operasyonlarının avantajları
Dr. Imsirovic, Sohar açıklarında gerçekleştirilen STS operasyonlarında daha küçük tankerlerin kullanıldığını ifade ederek, "Bu tankerlerin yüklenmesi ve boşaltılması daha hızlıdır. Tespit edilmeleri ve vurulmaları da daha zordur. Vurulmaları halinde kayıplar çok daha küçük olur" şeklinde konuştu. STS operasyonları genellikle Aframax veya Suezmax sınıfı gemiler kullanılarak yapılıyor. Aframax tankerler 600-800 bin varil, Suezmax tankerler ise yaklaşık 1 milyon varil taşıyabiliyor.
Bu operasyonların daha fazla tankerin daha uzun süre kullanılmasını gerektirebileceğini belirten Imsirovic, bunun nakliye maliyetlerini artırabileceğini ve Asya'ya teslimat süreleri üzerinde etkili olabileceğini sözlerine ekledi.
Sonuç olarak, Sohar açıklarında gerçekleştirilen STS operasyonları, Hürmüz Boğazı'na alternatif bir rota olmaktan ziyade, sevkiyatın farklı şekilde yapılması olarak değerlendirilmelidir.