Türkiye finans dünyasının en kritik yapı taşlarından biri olan sigortacılık sektörü, 2026 yılının ilk dokuz aylık döneminde tarihi bir finansal büyüklüğe ulaştı. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından açıklanan konsolide veriler; sektörün genel prim üretiminde 1 trilyon lira barajını ilk kez bu kadar net bir şekilde geride bıraktığını ortaya koydu.
Ocak-Eylül dönemini kapsayan veriler incelediğinde, toplam prim üretimi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 28 oranında artarak 1 trilyon 97 milyar 137,4 milyon lira seviyesine tırmandı. Ancak nominal rakamlardaki bu devasa genişlemeye karşın, fiyat artışlarından arındırılmış veriler sektörün reel tablosuna dair farklı bir dinamik ortaya koyuyor.
Hayat Dışı Branşlar Sektörün Yükünü Çekiyor
Sektörün toplam finansal hacminin önemli bir kısmı geleneksel risk gruplarını içeren hayat dışı poliçelerden sağlandı. Toplam prim tutarının 917 milyar 814,6 milyon liralık bölümünü oluşturan hayat dışı sigortalar, yıllık bazda yüzde 25,5 artış kaydetmesine rağmen toplam üretim içindeki payında ufak bir kayıp yaşadı. Bu alanın pastadaki payı yüzde 85,4 seviyesinden yüzde 83,7’ye geriledi.
Buna karşılık, birikimli tasarruf ve güvence sistemlerine olan ilginin artmasıyla hayat sigortaları tarafında ivme hızlandı. Prim üretimini yüzde 43 oranında artıran hayat sigortacılığı branşı, 179 milyar 322,8 milyon liralık hacme ulaşarak sektördeki payını yüzde 14,6'dan yüzde 16,3’e yükseltmeyi başardı.
Enflasyon Etkisi: Nominal Büyüme Var, Reel Büyüme Daraldı
Finansal tablonun detaylarında en çok dikkat çeken unsur ise enflasyon arındırması sonrasında ortaya çıkan reel değişim oldu. Fiyat artışları düşüldüğünde, sigorta sektörünün toplam prim üretimi reel olarak yüzde 1,3 oranında geriledi.
Hayat Dışı Sigortalar: Reel bazda yüzde 3,3 daralma yaşadı.
Hayat Sigortaları: Genel eğilimin aksine performans sergileyerek reel bazda yüzde 10,2 oranında büyüme kaydetti.
Sektörün Lideri Zorunlu Trafik ve Sağlık Sigortaları
Hayat dışı sigorta segmentinin lokomotifi her zamanki gibi kara araçları sorumluluk alanı oldu. Zorunlu trafik, kasko ve yeşil kart gibi ürünleri bünyesinde toplayan bu branş, 261 milyar 932,6 milyon liralık üretimle hayat dışı kategorinin yüzde 28,5’ini tek başına göğüsledi. Yalnızca zorunlu trafik sigortasında üretilen prim tutarı 240 milyar lirayı aştı.
Üretim hacmine göre öne çıkan diğer branşlar ise şu şekilde sıralandı:
Hastalık ve Sağlık: 202 milyar 847,1 milyon TL (%22,1 pay)
Yangın ve Doğal Afetler: 143 milyar 792,4 milyon TL (%15,7 pay)
Kasko: 124 milyar 178,3 milyon TL (%13,5 pay)
Genel Zararlar: 104 milyar 128,2 milyon TL (%11,3 pay)
Oransal artış bazında ise rekor yüzde 55,5 artışla su araçları sorumluluk branşında görüldü. Genel zararlar yüzde 41,7 ve finansal kayıplar yüzde 38,6 artışla dikkat çekerken; ana kollar arasında kan kaybeden tek alan yüzde 28,3 gerilemeyle hukuksal koruma branşı oldu.
Katılım Sigortacılığında Çift Haneli Reel Büyüme
Alternatif finans prensipleriyle hareket eden katılım sigortacılığı pazarı, yılın ilk 9 ayında performansını önemli ölçüde artırdı. Katılım sigortacılığı prim üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,7 artarak 68 milyar 252,5 milyon liraya yükseldi. Bu performansla birlikte faizsiz sigortacılığın toplam pazardaki payı yüzde 6,2 olarak gerçekleşti.
Katılım sigortacılığında üretilen primlerin 65,3 milyar liralık bölümü hayat dışı, 2,8 milyar liralık bölümü ise hayat tarafında toplandı. Fiyat artışlarından arındırılmış veriler dikkate alındığında, katılım sigortacılığı genel sektör trendinden pozitif ayrışarak reel olarak yüzde 11,5 büyüme kaydetti.