Dünya finans piyasaları, jeopolitik normalleşme adımları, merkez bankalarının katı duruşları ve teknoloji sektöründeki maliyet sorgulamalarının gölgesinde hareketli bir haftayı geride bıraktı. Yatırımcılar, rotayı belirleyecek yeni makroekonomik sinyallere odaklanırken, küresel ölçekte tüm dikkatler önümüzdeki hafta ABD'de açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisine kilitlendi.
Jeopolitik Yumuşama ve Fed Kıskacı
Uluslararası arenada ABD ile İran arasında yürütülen uzlaşı süreci, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risk algısını bir miktar hafifleterek haftaya başlarken barış umutlarını yeşertti. Ancak bu olumlu havaya, ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon karşısındaki tavizsiz ve "şahin" duruşunu koruyacağına yönelik beklentiler eşlik etti. Para piyasalarında, Fed'in yıl sonuna kadar iki kez faiz artırımına gidebileceğine dair öngörülerin güç kazanması, varlık fiyatlarında denge kurmayı zorlaştıran temel unsurlardan biri oldu.
Enflasyon Göstergesinde Dikkat Çeken Sinyal
Ekonomi yönetimlerinin yakından takip ettiği makro veriler tarafında ise hareketlilik sürdü. Fed'in para politikası kararlarında birincil enflasyon göstergesi olarak kabul ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, mayıs ayında aylık %0,3 ve yıllık %3,4 artışla piyasa beklentilerine uyumlu gerçekleşti. Her ne kadar beklentiler aşılmamış olsa da, endeksteki yıllık bazda yaşanan bu yükselişin Ekim 2023'ten bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret etmesi analistlerin radarından kaçmadı.
Uzmanlar, nisan ve mayıs aylarındaki yüksek petrol fiyatlarına rağmen çekirdek PCE verisinin tahminler dahilinde kalmasını önemli bir detay olarak görüyor. Fiyatlama davranışlarında kalıcı bir bozulma yaşanmadığına dikkat çeken analistler, ilerleyen süreçte enerji destekli enflasyonist baskının hafifleyebileceğini öngörüyor.
Faiz Beklentilerinde Tarih Revizyonu
Çekirdek PCE verisinin ardından para piyasalarındaki gelecek senaryoları da hızla yeniden şekillendi. Fed'in yıl sonuna kadar gerçekleştirmesi muhtemel iki faiz artışı beklentisi zayıflarken, ilk faiz artırımının yapılacağı aya dair tahminler eylülden ekim ayına kaydırıldı.
Bu süreçte merkez bankası yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de yakından izlendi. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari başta olmak üzere yetkililerin para politikasına dair verdiği mesajlar, piyasalardaki oynaklığı dengede tutma çabası olarak değerlendirildi. Şimdi tüm piyasa aktörleri, ekonomik aktivitenin gücünü ve iş gücü piyasasının soğuma hızını ölçmek adına ABD'den gelecek istihdam raporunu bekliyor.