Küresel Devlerin Rotası Türkiye
Türkiye, uluslararası arenada yatırım iklimini güçlendirecek ve küresel sermayeyi ülkeye çekecek stratejik adımlarına bir yenisini daha ekledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, otomotiv sektörünün küresel aktörlerinden Renault Group’un Türkiye CEO'su ve Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı Lionel Jaillet ile bir araya gelerek, kendisine Türkiye’de süresiz ayrıcalıklar tanıyan "Turkuaz Kart"ı takdim etti.
Gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaşan Bakan Işıkhan, Türkiye'nin uluslararası yatırımlar için güvenli bir liman olma özelliğini koruduğunun altını çizdi.
Bakan Işıkhan: "Türkiye, Küresel Yatırımların Yükselen Adresi"
Bakan Vedat Işıkhan, gerçekleştirdiği üst düzey görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin istihdam, üretim ve yatırım odaklı büyüme vizyonuna katkı sunan uluslararası aktörlerle iş birliğini büyütmeye kararlı olduklarını belirtti. Lionel Jaillet’ye Turkuaz Kart’ını teslim etmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Işıkhan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yatırım, üretim ve istihdam vizyonumuza katkı sunan uluslararası şirketlerin kıymetli temsilcileriyle bir araya gelmeye devam ediyoruz. Renault Group Türkiye CEO'su Sayın Lionel Jaillet'e Turkuaz Kartımızı teslim ettik. Güçlü ekonomisi, güvenli yatırım ortamı ve istikrarlı yapısıyla Türkiye, küresel yatırımların yükselen adresi olmaya devam edecek.”
Küresel Akla ve Büyük Yatırıma Süresiz Kapı: Turkuaz Kart Nedir?
"Nitelikli Yatırımın Yeni Rotası: Türkiye" mottosuyla hayata geçirilen Turkuaz Kart programı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü tarafından titizlikle yürütülüyor. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artırmayı amaçlayan bu özel program, ülkeye yüksek sermaye getiren yatırımcılara, uluslararası düzeyde başarı göstermiş bilim insanlarına, sporculara ve üst düzey şirket yöneticilerine veriliyor.
Turkuaz Kart sahibi olan yabancı profesyoneller, Türkiye’de zaman sınırı olmaksızın çalışma hakkı elde ederken, kendileri ve aileleri için de ikamet ve bürokratik işlemlerde çok büyük kolaylıklardan faydalanabiliyor. Bu hamleyle birlikte Türkiye, dünya devlerinin tepe yöneticilerine sunduğu konfor alanı ile uluslararası sermayenin kalıcı merkezi olma iddiasını bir kez daha tescillemiş oldu.