Business Ekonomi Ekonomi Brüksel’den radikal hamle: AB’nin yeni sanayi yasası Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Brüksel’den radikal hamle: AB’nin yeni sanayi yasası Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Avrupa Birliği’nin stratejik sektörlerde dışa bağımlılığı azaltmak için hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası, Türkiye ile AB arasındaki köklü ticaret ve tedarik zincirini kökten değiştirme riski taşıyor.

Brüksel’den radikal hamle: AB’nin yeni sanayi yasası Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
KAYNAK: (AA)

AB’nin Sanayi Hamlesi Türkiye’nin Ticaret Haritasını Yeniden Çizebilir

Küresel tedarik zincirinde pandemiden bu yana yaşanan kırılmalar ve Çin ile tırmanan ekonomik rekabet, Avrupa Birliği’ni (AB) stratejik bir korumacılık hamlesine sürüklüyor. Brüksel’in sanayide kendi kendine yeterlilik oranını artırmak amacıyla masaya getirdiği "Sanayi Hızlandırma Yasası" taslağı, yalnızca birlik sınırlarını değil, Avrupa'nın en büyük üretim ortaklarından biri olan Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Kamu alımları, devlet destekleri ve yeşil dönüşüm teşviklerinde "Made in EU" (Avrupa'da Üretim) şartını ön plana çıkaran düzenleme, Ankara-Brüksel hattındaki ticari dengeleri yeni bir boyuta taşımaya aday.

Kritik Dönemeç: Türkiye "Avrupa İçeriği" Sayılacak mı?

Yeni yasa taslağının Türkiye üzerindeki ekonomik etkisi, tamamen Türk sanayisinin ürettiği malların hangi statüde değerlendirileceğine bağlı. Yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği sayesinde otomotivden kimyaya, çelikten makineye kadar pek çok stratejik alanda AB ekosistemine entegre olan Türkiye, kritik bir eşikte bulunuyor.

Komisyonun mevcut taslağında Türkiye menşeli ürünlerin belirli şartlar dahilinde "Avrupa içeriği" olarak kabul edilmesine yönelik esnek yaklaşımlar yer alsa da, iş dünyası bu durumun yeni bir kazanım yaratmadığını, sadece mevcut statünün korunması çabası olduğunu vurguluyor. Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler arasındaki çetin müzakereler sırasında bu tanımın daraltılması ise Türk üreticiler için ciddi bir risk barındırıyor.

"Türkiye'yi Sistem Dışı Bırakmak Avrupa'ya da Kaybettirir"

Düzenlemenin olası negatif senaryolarına değinen ekonomi kurmayları ve uzmanlar, Türkiye’nin bu teşvik ve koruma şemsiyesinin dışında bırakılması durumunda Avrupalı devlerin de büyük zarar göreceği uyarısında bulunuyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlattı.

Yalçındağ, Türkiye’de üretilen ürünlerin herhangi bir ek engele veya bariyere takılmadan Avrupa sanayi ekosisteminde yer almasının sadece Türkiye için değil, AB’nin küresel rekabet gücü için de stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti. İş birliği alanlarının daraltılmasının tedarik zincirindeki dayanıklılığı azaltacağını belirten Yalçındağ, korumacı duvarlar örmek yerine Gümrük Birliği’nin güncellenerek ortak sanayi politikalarına odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.

En Büyük Sınav Otomotiv ve Yan Sanayide Verilecek

Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte kartların yeniden dağıtılacağı en kırılgan sektörlerin başında otomotiv geliyor. Türkiye, bugün küresel otomotiv markalarının en önemli üretim ve tedarik üslerinden biri konumunda. Taslağın katılaşması ve Türkiye'nin kapsam dışı kalması ihtimalinde, milyarlarca avroluk AB desteklerinden mahrum kalmak istemeyen üreticilerin tedarik hatlarını Birlik içine kaydırmasından endişe ediliyor.

Buna karşın, Türkiye’nin sistem içinde tutulması durumunda, ülkenin gelişmiş mühendislik kabiliyeti, batarya teknolojileri, elektrikli araç yatırımları ve düşük karbonlu üretim kapasitesi, Avrupa’nın yeşil ve dijital dönüşümüne ivme kazandırmaya devam edecek. Brüksel'de devam eden pazarlıkların sonucu, Türk ihracatçısının önümüzdeki on yıldaki rotasını belirleyecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız