Business Ekonomi Ekonomi Orta Doğu'daki çatışmalar Asya piyasalarını sarstı!

Orta Doğu'daki çatışmalar Asya piyasalarını sarstı!

Orta Doğu'daki gerilim ve artan petrol fiyatları Asya borsalarında mart ayı kayıplarını derinleştirdi. Kospi ve Nikkei 225 endeksleri mart ayında sert düşüş yaşadı.

Orta Doğu'daki çatışmalar Asya piyasalarını sarstı!

Asya piyasaları, 2026 yılının ilk çeyreğinde teknoloji hisseleri odaklı yükselişlerin ardından küresel enerji tedarikini sarsan jeopolitik gelişmelerin etkisiyle karışık bir seyir izledi. Yılın ilk iki ayında yapay zeka ve yarı iletken sektörlerine yönelik taleple güçlü kazançlar elde eden endeksler, Orta Doğu'da tırmanan gerilim nedeniyle mart ayında bu kazançların önemli bir kısmını geri verdi.

Ocak ve şubat aylarında özellikle Güney Kore ve Japonya piyasalarında etkili olan "yapay zeka rüzgarı", 28 Şubat tarihinde İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırı başlatmasıyla yerini jeopolitik risklere bıraktı. Bölgeye yayılan çatışmalar, mart ayında Asya borsaları üzerinde yoğun bir satış baskısı oluşturdu.

Hürmüz Boğazı ve Enerji Tedarikinde Yaşanan Kriz

İran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri neredeyse tamamen durdurması, küresel enerji tedarik ağında ciddi aksamalara yol açtı. Petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş, küresel ölçekte enflasyon endişelerini yeniden tetikledi. Artan belirsizlik ve risk algısı, yatırımcıların Asya piyasalarından hızla çıkış yapmasına neden olurken, mart ayı tüm ana endeksler için sert kayıpların yaşandığı bir dönem oldu.

Jeopolitik risklerin doğrudan etkisiyle mart ayında Kospi endeksi yüzde 19,1, Nikkei 225 endeksi yüzde 13,2 oranında değer kaybetti. Aynı dönemde Hong Kong merkezli Hang Seng endeksi yüzde 6,9 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 6,5 oranında düşüş kaydetti.

Endekslerin İlk Çeyrek Performansı ve Tarihi Zirveler

Yılın ilk çeyreği bütünüyle değerlendirildiğinde, ocak ve şubat aylarındaki güçlü rallinin oluşturduğu tampon sayesinde bazı endeksler pozitif tarafta kalmayı başardı. Kospi endeksi ilk çeyreği yüzde 19,9, Nikkei 225 endeksi ise yüzde 1,4 artışla tamamladı. Buna karşın Hang Seng endeksi yüzde 3,3 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,9 oranında kayıpla dönemi kapattı.

Asya Piyasaları Uzmanı Süleyman Mete Özbalaban, 2025 yılından bu yana ralli yapan Japonya, Güney Kore ve Çin piyasalarının 2026’nın başında da bu eğilimi sürdürdüğünü belirtti. Özbalaban, Nikkei 225 ve Kospi'nin bu yıl içinde tarihi zirvelerine ulaştığını, ancak mart ayındaki savaşın bu yükselişi durdurduğunu ifade etti. Yarı iletken talebi ve yerel para birimlerinin dolar karşısındaki düşük seviyeleri, mart ayı öncesindeki yükselişin ana motoru olarak kaydedildi.

Petrol Fiyatlarının Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisi

Orta Doğu'daki gelişmelerle birlikte petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, çatışmaların uzaması durumunda varil başına 150-200 dolar seviyelerinin görülebileceğine dikkat çekiyor. Global petrol arzının yaklaşık yüzde 30’unu karşılayan bölgedeki üretim ve lojistik sorunlar, küresel resesyon ihtimalini artırıyor.

Morgan Stanley verilerine atıfta bulunan Özbalaban, Asya'nın enerji bağımlılığı en yüksek bölge olduğunu vurguladı. Petrolün varilindeki her 10 dolarlık artışın Asya bölgesinin GSYH’sini 0,2-0,3 puan düşürdüğü hesaplanıyor. Bölgede enerji ithalatına en bağımlı ülkeler olarak Güney Kore ve Japonya öne çıkarken; Çin, yenilenebilir enerji yatırımları ve Rus petrolüne erişimi sayesinde kısmi bir avantaj sağlıyor.

Bölgesel Para Birimleri ve Çin Piyasasındaki Ayrışma

2026'nın ilk çeyreğinde döviz piyasalarında da hareketlilik yaşandı. Japon yeni dolara karşı yüzde 1,29, Güney Kore wonu ise yüzde 4,39 değer kaybetti. Çin yuanı ise bu dönemde yüzde 1,37 değer kazandı. Çin borsalarının diğer Asya piyasalarına göre daha sınırlı bir değişim göstermesi; yabancı sermaye çıkışları, gayrimenkul sektöründeki yapısal sorunlar ve yüzde 5’lik büyüme hedefinin gerisinde kalınması gibi faktörlere bağlandı.

Tarihsel veriler, petrol fiyatlarındaki ilk şokun ardından borsaların yeniden toparlanma eğilimine girdiğini gösteriyor. Bu kapsamda, yüksek enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin bir süre daha baskı oluşturmaya devam edeceği, ancak sonbahar döneminden itibaren endekslerin yeniden yükselişe geçebileceği öngörülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız