NATO Heyeti Ankara'da
Türkiye, uluslararası diplomasinin en önemli buluşmalarından birine daha ev sahipliği yapıyor. Başkent Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında kente gelen üst düzey diplomasi heyeti, resmi temasları öncesinde anlamlı bir ziyarete imza attı. NATO nezdindeki Daimi Temsilciler ve yüksek rütbeli yetkililerden oluşan uluslararası delegasyon, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’i ziyaret etti.
Mozoleye Çelenk Bırakıldı, Saygı Duruşunda Bulunuldu
Lüksemburg’un NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Stephan Frederic Müller’in liderlik ettiği diplomatik heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine ulaştı. Heyet adına Müller tarafından mozoleye çelenk bırakılmasının ardından, müttefik ülkelerin temsilcileri saygı duruşunda bulundu. Törenin ardından heyet üyeleri, bu tarihi anı ölümsüzleştirmek adına Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.

Anıtkabir Özel Defteri'nde Tarihi Mesaj: "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" Vurgusu
Törenin ardından Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Lüksemburg Daimi Temsilcisi Stephan Frederic Müller, heyet adına Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Müller, deftere yazdığı satırlarda Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü mirasına ve Atatürk’ün evrensel barış vizyonuna duydukları derin saygıyı dile getirdi.
NATO heyetinin ortak iradesini yansıtan mesajda şu ifadeler yer aldı:
"Bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu babasının mirasını onurlandırmak ve aziz hatıranız huzurunda milletinize duyduğumuz kalıcı saygıyı yeniden teyit etmek üzere birlik içinde toplandık. Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentinde, yüzyıllık ilkeniz olan 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' sözünün İttifakımızın ruhunun özünü nasıl yansıttığını ve yolumuzu nasıl aydınlattığını düşünüyoruz. NATO Ankara Zirvesi münasebetiyle büyük milletinizi ziyaret etme fırsatı dolayısıyla memnuniyetimizi bildiririz."
Ankara Zirvesi'nin yarattığı yüksek diplomasi ikliminde gerçekleşen bu ziyaret, Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik önemini ve tarihsel barış vizyonunun küresel güvenlik mimarisindeki karşılığını bir kez daha ön plana çıkardı.