Business Ekonomi Ekonomi Küresel piyasalar Orta Doğu gerilimiyle yön arıyor!

Küresel piyasalar Orta Doğu gerilimiyle yön arıyor!

Orta Doğu’daki gerilimlerin etkisiyle yükselen enerji fiyatları, küresel enflasyon ve faiz beklentilerini yeniden şekillendirirken, piyasalarda dalgalı seyir öne çıkıyor.

Küresel piyasalar Orta Doğu gerilimiyle yön arıyor!

Küresel finans piyasaları, Orta Doğu’da süregelen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yön arayışını sürdürüyor. Bölgedeki çatışmaların kısa vadede sona ermeyeceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi, enerji fiyatları üzerinden enflasyon baskısını artırırken, merkez bankalarının para politikalarına ilişkin öngörüleri de yeniden şekillendiriyor.

Enerji fiyatları piyasaların ana belirleyicisi haline geldi

Orta Doğu’daki gelişmeler, özellikle petrol arzına yönelik endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatların aksayabileceğine yönelik riskler, petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskının korunmasına neden oluyor. Brent petrolün 100 doların üzerinde kalması, küresel enflasyon görünümünü doğrudan etkileyen temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Enerji maliyetlerindeki bu artış, yalnızca tüketici fiyatlarını değil, aynı zamanda üretim zincirlerini de etkileyerek daha geniş çaplı bir maliyet baskısı yaratıyor. Bu durum, merkez bankalarının gevşeme politikalarına yönelmesini zorlaştırıyor.

Fed ve ECB için “şahin” senaryolar güç kazanıyor

Artan enflasyon riskleri, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz politikalarına dair beklentileri değiştirdi. Para piyasalarında Fed’in kısa vadede faiz indirimine gitmek yerine yılın ilerleyen dönemlerinde yeniden artırıma yönelebileceği ihtimali güç kazanmış durumda.

ABD 10 yıllık tahvil faizinin son haftalarda yüzde 4,45 seviyesine kadar yükselmesi, piyasalarda satış baskısının arttığını ve yatırımcıların daha yüksek getiri talep ettiğini gösteriyor. Tahvil faizlerindeki yükseliş, aynı zamanda finansal koşulların sıkılaştığına işaret ediyor.

Benzer bir dönüşüm Avrupa tarafında da gözleniyor. Avrupa Merkez Bankası için daha önce fiyatlanan faiz indirimi beklentileri yerini, yıl içinde birden fazla faiz artışı ihtimaline bıraktı. Enerji arzına ilişkin riskler ve enflasyon baskısı, Avrupa ekonomisi üzerinde de belirleyici rol oynuyor.

Küresel büyüme görünümünde zayıflama sinyali

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) projeksiyonları, küresel ekonomide ivme kaybına işaret ediyor. 2026 için büyüme tahmininin yüzde 2,9 seviyesinde korunması, bir önceki yılın belirgin şekilde altında kalınacağı anlamına geliyor. Bu tablo, yüksek faiz ve enerji maliyetlerinin büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Hisse senetlerinde satış baskısı sürüyor

ABD borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan düşüşler dikkat çekerken, Avrupa piyasalarında da benzer bir negatif seyir izlendi. Jeopolitik risklerin artması ve faiz beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesi, riskli varlıklardan çıkışı hızlandırdı.

Asya piyasalarında ise daha karmaşık bir görünüm hakim. Çin’de sanayi kârlarının artması, ekonomiye yönelik sınırlı bir iyimserlik sağlarken; Güney Kore’de teknoloji hisselerinde görülen gerileme küresel satış dalgasının etkisini yansıtıyor.

Türkiye piyasaları da küresel dalgadan etkileniyor

Yurt içinde Borsa İstanbul’da satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, döviz kurlarında yukarı yönlü hareket dikkat çekiyor. Küresel risk iştahındaki zayıflama ve jeopolitik gelişmeler, Türkiye piyasaları üzerinde de belirleyici olmaya devam ediyor.

Analistler, önümüzdeki dönemde hem yurt içi makroekonomik verilerin hem de küresel merkez bankalarının yönlendirmelerinin piyasaların seyrinde kritik rol oynayacağını vurguluyor. Özellikle enerji fiyatlarının seyri, enflasyon ve faiz dengesi açısından belirleyici olmaya devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız