Küresel piyasalarda uzun süredir merakla beklenen para politikası hamlesi nihayet gerçekleşti. Avrupa Merkez Bankası (ECB), Orta Doğu'da derinleşen savaşın küresel tedarik zincirleri ve enerji maliyetleri üzerinde yarattığı enflasyonist baskılara daha fazla kayıtsız kalamadı. Banka, piyasa aktörlerinin öngörüleri doğrultusunda Haziran ayı toplantısında radikal bir karara imza atarak Eylül 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitti.
ECB'den yapılan resmi açıklamaya göre, yeni dönem para politikası çerçevesinde refinansman faizi yüzde 2,40'a, mevduat faizi yüzde 2,25'e ve marjinal fonlama faizi ise yüzde 2,65 seviyesine yükseltildi. Bu hamle, Avro Bölgesi'nde uzun süredir devam eden gevşeme veya sabit tutma eğiliminin resmen sona erdiğini ve sıkılaşma döngüsünün yeniden başladığını gösteriyor.
Savaşın Gölgesinde Yükselen Enflasyon ve ECB’nin İlk Adımı
Avro Bölgesi’nde yılın başında, Ocak ayında yüzde 1,7 seviyesinde seyreden manşet enflasyonun, Mayıs ayı itibarıyla yüzde 3,2’ye fırlaması, ekonomi yönetiminde alarm zillerinin çalmasına neden olmuştu. Bankanın orta vadeli fiyat istikrarı hedefi olan yüzde 2 çizgisinden uzaklaşılması, karar alıcıları sert tedbirler almaya zorladı.
Küresel ölçekteki diğer büyük merkez bankaları henüz bekle-gör politikasını sürdürürken, ECB’nin Orta Doğu kaynaklı petrol ve enerji şoklarına karşı ilk aksiyon alan kurum olması, finans tarihinde kritik bir viraj olarak kayda geçti. Banka yönetimi, bu kararla hem piyasalara "enflasyonla kararlılıkla mücadele" mesajı verdi hem de olası jeopolitik risklere karşı bir savunma mekanizması kurmayı amaçladı.
"Önceden Taahhüt Yok": Veriye Dayalı Esnek Strateji
Faiz kararının arka planına dair paylaşılan metinde, küresel piyasalardaki belirsizliklerin altı kalın harflerle çizildi. Orta Doğu'daki çatışma ortamının doğrudan enflasyonist bir baskı unsuru oluşturduğuna dikkat çeken ECB, faiz artışının aslında gelebilecek yeni şoklara karşı bir "senaryo hazırlığı ve güçlü duruş" olduğunu vurguladı.
Gelecek dönemdeki faiz patikasına ilişkin net bir taahhütte bulunmaktan kaçınan Yönetim Konseyi, şu değerlendirmeyi yaptı: "Ekonomik büyümede aşağı yönlü, enflasyonda ise yukarı yönlü riskler masada kalmaya devam ediyor. Bu belirsiz süreçte önceden belirlenmiş bir rotaya sadık kalmayacağız. Kararlarımız tamamen verilere dayalı olacak ve toplantıdan toplantıya dinamik bir yaklaşımla şekillenecektir."
Büyüme Tahminleri Aşağı Yönlü Revize Edildi
Sıkı para politikası adımlarının ekonomik aktiviteyi yavaşlatma riski, ECB’nin makroekonomik tahminlerine de yansıdı. Banka, Avro Bölgesi için 2026 yılı büyüme beklentisini yüzde 0,9’dan yüzde 0,8’e revize etti. Gelecek yıl için ise ancak yüzde 1,2’lik sınırlı bir büyüme öngörülüyor. Bu durum, Frankfurt yönetiminin enflasyonu dizginlemeye çalışırken resesyon riskini de gözetmek zorunda olduğu hassas bir dengede yürüdüğünü net bir şekilde ortaya koyuyor.
Uzmanlar Ne Diyor? "Geçmişin Hayaletleri mi, Doğru Hamle mi?"
Kararın ardından ekonomi dünyasının önde gelen analistlerinden de önemli değerlendirmeler gecikmedi. ING Küresel Makro Araştırma Başkanı Carsten Brzeski, ECB’nin bu adımını "geçmişin hayaletleriyle savaşmak" olarak yorumladı. Bankanın 2021 ve 2022 yıllarındaki enflasyon dalgasına "geçici" diyerek çok geç müdahale ettiğini hatırlatan Brzeski, şu risklere dikkat çekti: "ECB, 2022'deki gecikme hatasını tekrarlamak istemediği için adeta bir 'sigorta faiz artışı' yaptı. Ancak bu kez de 2011 yılındaki hataya düşme riski var. O dönemde de faiz artırılmış, ancak ekonominin deflasyon sınırına gelmesiyle geri adım atılmak zorunda kalınmıştı. Dışsal bir şokun büyüme üzerindeki yıkıcı etkisi hafife alınmamalı."
Buna karşın, Münih merkezli Ekonomik Araştırma Enstitüsü (Ifo) Başkanı Clemens Fuest ise kararı olumlu bulan tarafta yer aldı. Fuest, enflasyonun yüzde 3 barajını aşması ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin sürmesi nedeniyle faiz artışının zamanlamasının doğru olduğunu ve piyasa beklentileriyle tam uyum sağladığını belirtti.