Yaptırımlar Kalktı, İhracat Rekor Kırıyor
Küresel enerji dengeleri, Orta Doğu'dan gelen kritik açıklamalarla yeniden şekilleniyor. ABD'nin Tahran yönetimine yönelik petrol yaptırımlarını askıya almasının ardından, İran kanadından ekonomik ve askeri açıdan oldukça güçlü mesajlar geldi. Katıldığı bir televizyon programında stratejik gelişmeleri değerlendiren İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin yeni dönemde enerji piyasasında çok daha avantajlı bir konuma geçtiğini duyurdu.
12 Günde 40 Milyon Varili Aşan İhracat
Yaptırımların esnetilmesiyle birlikte petrol ticaretinde yeni bir dönemin kapılarını araladıklarını ifade eden Kalibaf, piyasa fiyatlarına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Kara listelerin kalkmasıyla petrolü ambargo dönemine kıyasla yüzde 20 daha yüksek bir kar marjıyla sattıklarını belirten Meclis Başkanı, deniz hatlarındaki ablukanın kırılmasından bu yana geçen 10-12 günlük kısa sürede 40 milyon varilin üzerinde ham petrol ihracatı gerçekleştirdiklerini vurguladı. Bu rakamların, yaklaşık 50 gün boyunca hiç petrol ihraç edemeyen ülke ekonomisi için can suyu niteliğinde olduğu ifade ediliyor.
Milyarlarca Dolarlık Kaynak Serbest Kalıyor
İran’ın uluslararası arenada bloke edilen finansal varlıklarına da değinen Kalibaf, farklı ülkelerde toplamda 24 milyar dolarlık nakit güçlerinin bulunduğunu açıkladı. Bu kaynağın yönetim planını paylaşan İranlı yetkili, paranın 12 milyar dolarlık kısmının ülkenin temel ihtiyaç maddelerinin ithal edilmesi amacıyla doğrudan Merkez Bankası'nın tasarrufuna aktarılacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı'nda Egemenlik Resti
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda ABD ile yaşanan deniz gerilimlerine yönelik net mesajlar veren Kalibaf, bölgedeki seyrüsefer güvenliğinin kendi kurallarına tabi olduğunu hatırlattı. Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarının yalnızca İran ve Umman'a ait olduğunun altını çizen Meclis Başkanı, şu ifadeleri kullandı:
"Bazen boğazdaki yönetimimize ve yasal düzenlemelerimize riayet etmek istemiyorlar. Doğal olarak İran da bu duruma gereken sert tepkiyi gösteriyor. Burası bizim karasularımızdır ve haklarımızdan kesinlikle geri adım atmayacağız. Amacımız bölgedeki güvenliği artırarak gemi sigorta bedellerinin düşmesini sağlamaktır."
"Şartlar Karşılanmazsa Savaşa Hazırız"
Washington ile doğrudan bir müzakere süreci yürütmediklerini belirten Kalibaf, masaya oturmak için sundukları 5 maddelik mutbakata sadık kalınması gerektiğini yineledi. İslamabad Mutabakatı'nı "ABD'nin yenilgi belgesi" olarak nitelendirirken, diplomatik yolların tıkanması durumunda askeri seçeneğe de hazır olduklarını vurguladı: "Eğer diyalog zeminine ve mutabakat zaptına uyulmazsa savaşa hazırız."
Nükleer ve Füze Programında Taviz Yok
Son dönemde sıkça tartışılan nükleer faaliyetler ve savunma sanayisi yatırımları konusunda da geri adım atmayacaklarını ifade eden Kalibaf, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'na (NPT) sadık kaldıklarını ancak uranyum zenginleştirmenin İran'ın en doğal hakkı olduğunu belirtti. Ülkesinin caydırıcı gücünü oluşturan füze programının hiçbir uluslararası pazarlıkta masaya getirilmediğini ve bundan büyük bir gurur duyduklarını da sözlerine ekledi.