Dünya genelinde tırmanan jeopolitik gerilimler ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılmalar, ülkelerin enerji güvenliği yaklaşımlarını kökten değiştiriyor. Almanya’da düzenlenen WindEnergy Hamburg Fuarı’nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Türkiye’nin dayanıklı altyapısı ve sanayi kapasitesiyle uluslararası yatırımcılar için güvenli bir liman olduğunu belirterek küresel ortaklık vurgusu yaptı.
Küresel ölçekte yaşanan krizler, enerji arz güvenliğinin yalnızca ham kaynak tedarikinden ibaret olmadığını; güçlü sanayi kapasitesi, esnek altyapı ve dayanıklı tedarik zincirlerinin hayati önem taşıdığını bir kez daha kanıtladı. Sektörün en prestijli buluşmalarından biri olan WindEnergy Hamburg etkinliğinde değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Türkiye'nin yenilenebilir enerji vizyonunu ve uluslararası iş birliği hedeflerini dünya kamuoyuyla paylaştı.
Enerji Güvenliğinde Yeni Parametreler ve Sanayi Fırsatı
Son dönemde kamu ve özel sektörün krizlere direnç gösterme kapasitesinin ciddi bir testten geçtiğine dikkat çeken Demircan, geleneksel enerji güvenliği anlayışının şekil değiştirdiğini vurguladı. Rüzgar enerjisinin bu yeni denklemdeki rolüne değinen Bakan Yardımcısı, rüzgarın sadece çevre dostu elektrik üretimi anlamına gelmediğini, aynı zamanda devasa bir sanayi kalkınma fırsatı sunduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin yıllar içinde elde ettiği nitelikli iş gücü, gelişmiş sanayi ekosistemi ve Avrupa pazarlarıyla olan yüksek entegrasyonu sayesinde rüzgar enerjisi imalatında küresel bir aktör haline geldiğini belirten Demircan, mevcut altyapının yeni nesil teknolojilerle desteklenerek Türkiye'nin bölgesel bir üretim üssüne dönüştürülmesinin hedeflendiğini aktardı.
"Rekabetçilik Sadece Emtia Ticaretiyle Sağlanamaz"
Küresel piyasalardaki rekabet koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demircan, sürdürülebilir büyümenin yalnızca emtia ticaretiyle mümkün olamayacağını, ekipman üreticileri arasındaki uluslararası dayanışmanın artırılması gerektiğini ifade etti. Tedarik zincirlerini çeşitlendirmenin ve krizlere karşı korunaklı hale getirmenin küresel rüzgar kapasitesini büyütmek için şart olduğunu kaydeden Demircan, uluslararası ortaklıkların stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Türkiye’nin kapılarının teknoloji geliştiricilerine, aksam üreticilerine ve global finans yatırımcılarına sonuna kadar açık olduğunu hatırlatan Demircan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümetler, özel sektör ve yatırımcıların ortak hareket etmesi halinde yeni rüzgar yatırımları hız kazanacak, küresel tedarik zincirleri çok daha dirençli hale gelecektir. Türkiye, yerleşik ve gelişmekte olan pazarlar arasında köprü kurarak güçlü sanayi kapasitesini ve büyüyen iç pazarını bu ortak hedeflere sunmaya hazırdır. Tüm uluslararası paydaşları somut iş birliği fırsatlarını değerlendirmeye davet ediyoruz."
Küresel Arena’da Türk Sanayisi: TÜREB Pavilyonu Açıldı
Fuarın ilk gününde Türkiye'nin gövde gösterisine sahne olan bir diğer gelişme ise TÜREB Pavilyonu'nun açılışı oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Kamu-Özel İş Birliği Dairesi Başkanı Ali Kamil Özmen ve Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya’nın katılımıyla açılan alan, Türk rüzgar sanayisinin uluslararası temsilcilerle buluşma noktası haline geldi.