Petrolde Savaş Primi Eriyor
Küresel enerji piyasaları, uzun süredir üzerinde dolaşan savaş bulutlarının dağılmaya başlamasıyla derin bir nefes alıyor. ABD ile İran arasında diplomatik kanallarda yürütülen yoğun temasların ardından gelen geçici mutabakat, petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilmeyi tetikledi. Haftalarca süren ve tarihin en büyük arz kesintilerinden biri olarak kayda geçen gerilim döneminin ardından, Brent ve Batı Teksas (WTI) türü ham petrol fiyatları savaş öncesi seviyelerini yeniden test etmeye başladı.
Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen diplomatik süreç neticesinde 14 Haziran’da varılan 14 maddelik uzlaşı, piyasalardaki "ani şok" senaryolarını rafa kaldırdı. Henüz resmi olarak yayımlanmayan ancak uluslararası kulis sızan bilgilere göre mutabakat; askeri haraketliliğin sonlandırılmasını, Hürmüz Boğazı’nın ticari geçişlere tamamen açılmasını ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını kapsıyor. Tarafların nihai bir anlaşma için kendilerine tanıdığı 60 günlük süre ise piyasalar tarafından dikkatle izleniyor.
Fiyatlarda Sert Düşüş: Kritik Eşikler Birer Birer Aşılıyor
Anlaşma beklentisinin piyasalara yansımasıyla birlikte Brent petrolün vadeli varil fiyatı 76,54 dolara kadar gerilerken, ABD hafif petrolü (WTI) 72,83 dolar seviyesini gördü. Psikolojik açıdan kritik kabul edilen 80 dolar sınırının altına inilmesi, piyasalardaki jeopolitik risk priminin önemli ölçüde azaldığına işaret ediyor. Ancak uzmanlar, fiyatlardaki bu ani düşüşün kalıcı bir trende dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda temkinli.
Geleceği Şekillendirecek 4 Kritik Senaryo
Norveç merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Rystad Energy’nin analizlerine göre, önümüzdeki 60 günlük süreçte küresel piyasaları 4 farklı olasılık bekliyor:
Dar Kapsamlı Anlaşma (%55 Olasılık): En muhtemel senaryo olarak görülen bu modelde, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol trafiğinin ocak ayına kadar günlük 10 milyon varile ulaşması bekleniyor. Bu durumda piyasada varil başına 5 ila 10 dolarlık bir risk primi kalmaya devam edecek.
Belirsiz Ateşkes (%25 Olasılık): Kapsamlı bir imzanın atılamadığı ancak çatışmasızlığın sürdüğü bu senaryoda, sevkiyat günlük 5 milyon varilde kısıtlı kalabilir ve fiyatlara 10 dolarlık bir belirsizlik primi eklenebilir.
Müzakerelerin Çökmesi (%10 Olasılık): Görüşmelerin başarısız olması ve silahların yeniden konuşması durumunda, risk priminin aniden 15-20 dolara fırlayabileceği uyarısı yapılıyor.
Tam Kapsamlı Nükleer Uzlaşı (%10 Olasılık): En düşük ihtimal verilen bu pembe senaryoda ise boğazdan akış günlük 14 milyon varile çıkacak ve jeopolitik risk primi tamamen buharlaşacak.
"Piyasadaki İyimserlik Abartılı Olabilir"
Avrupa merkezli Montel Analytics’in Jeopolitik Enerji Analisti Andres Cala, piyasalardaki mevcut düşüş eğilimini bir "rahatlama fiyatlaması" olarak nitelendiriyor. Sürecin kalıcı bir barış garanti etmediğini hatırlatan Cala, tarafların iç kamuoylarına yönelik "zafer" ilanlarının arka planındaki kırılganlığa dikkat çekiyor. Cala, hem Washington’ın hem de Tahran’ın ekonomik sıkışmışlık nedeniyle zaman kazanmaya çalıştığını belirterek, "Kalıcı ve geri dönüşü olmayan anlaşmalar imzalanana kadar fiyatlar orta ve uzun vadede yapısal olarak yüksek kalabilir. Ayrıca İsrail’in bölgesel dinamikler üzerinden süreci sabote etme riski hâlâ masada" değerlendirmesinde bulunuyor.
Üreticilerin Fiyat Baskısı ve Bütçe Dengeleri
Viyana Enerji Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Fereydoun Barkeshli ise piyasaların fiziki daralmaya rağmen vadeli işlemler kanadında büyük bir direnç gösterdiğini vurguluyor. Şu an piyasada yaklaşık 1 milyar varillik bir ham petrol açığı bulunduğunu ifade eden Barkeshli, bölgedeki altyapı hasarının boyutunun netleşmesiyle fiyatlamanın daha sağlıklı yapılacağını söylüyor.
Barkeshli’ye göre fiyatların 70 dolar bandına oturması, üretici ülkeler ve küresel aktörler için yeni bir ekonomik savaşı başlatabilir. ABD’li kaya petrolü üreticilerinin yatırımlarını sürdürebilmesi için fiyatın en az 70 doların üzerinde kalması gerekiyor. Diğer taraftan, Suudi Arabistan gibi vizyon projelerini finanse eden OPEC devlerinin bütçe dengesi için varil başına 90 dolarlık bir seviyeye ihtiyacı var. Bu durum, önümüzdeki süreçte fiyatların aşırı düşmesini engellemek adına OPEC+ grubunun yeniden üretim kesintisi kartını masaya sürmesine neden olabilir.