Termometreler Ekonominin Yeni Öncü Göstergesi
Avrupa genelinde ve kıtanın sanayi lokomotifi Almanya'da etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgaları, finans piyasalarını ve makroekonomik göstergeleri baskı altına almaya devam ediyor. Ekonomistler ve uluslararası finans kuruluşları, küresel ısınmayla sıklığı ve şiddeti artan bu meteorolojik olayların, artık geçici bir maliyet unsuru olmaktan çıktığı görüşünde birleşiyor. Uzmanlara göre aşırı sıcaklar; yatırımları, üretimi ve istihdamı doğrudan tehdit eden kalıcı bir yapısal risk faktörü haline geldi.
Kovid-19 Dönemini Hatırlatan Sahneler: Ekonomi Sessizce Kavruluyor
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin çarpıcı bir analize imza attı. Avrupa’yı etkisi altına alan mevcut tablonun, Kovid-19 salgını dönemindeki karantina kısıtlamalarını andırdığını belirten Brzeski; boşalan caddelerin, tatil edilen okulların, aksayan demir yolu hatlarının ve nükleer reaktörlerin soğutma suyu yetersizliği nedeniyle kapatılmasının ekonomik aktiviteyi felç ettiğini vurguladı.
"Termometreler artık ekonomide öncü bir göstergeye dönüştü" diyen Brzeski, mevcut sıcaklıkların Avrupa ekonomisinde aşağı yönlü yeni ve derin bir risk tablosu yarattığını ifade etti.
"Almanya Yeni İklim Normlarına Hazırlıksız Yakalandı"
Geçmiş yıllarda aşırı sıcaklık riskinin sadece Güney Avrupa’nın bir problemi olarak görüldüğünü ancak güncel verilerin bu ezberi bozduğunu aktaran Brzeski, Almanya’nın büyük bir sınav verdiğini dile getirdi. Almanya’nın sıcaklığa bağlı kümülatif ekonomik kayıplarda Avrupa genelinde üçüncü sıraya yükselmesinin beklendiğini ifade eden ünlü ekonomist, durumun perde arkasını şu sözlerle özetledi:
"Mesele sadece Almanya'da yaz mevsiminin Sevilla sıcaklıklarıyla yarışacak olması değil. Asıl sorun; ülkedeki altyapının, konut stokunun, inşaat ve lojistik gibi yoğun iş gücü gerektiren sektörlerin tarihsel olarak serin bir iklim tipine göre inşa edilmiş olmasıdır. Almanya bu yeni iklim normlarına henüz uyum sağlayamadı."
Avrupa Komisyonu verileri de son yaz dönemlerinde İspanya ile birlikte Almanya'nın, yüksek sıcaklıkların üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini en derinden hisseden iki ülke olduğunu tescilliyor.
4 Büyük Ekonomide Milyarlarca Dolarlık Hasar Kapıda
Dünyanın önde gelen kredi sigorta şirketlerinden Allianz Trade tarafından yayımlanan analize göre, 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar iş gücü verimliliğini baltalarken enerji maliyetlerini zirveye taşıyor. Raporda, önümüzdeki 5 yıllık süreçte aşırı sıcakların yaratacağı kümülatif Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kaybı riskleri şu çarpıcı rakamlarla ortaya konuyor:
Fransa: 240 milyar dolar
İtalya: 147 milyar dolar
Almanya: 131 milyar dolar
İspanya: 120 milyar dolar
Stagflasyonist Baskı ve Gıda Enflasyonu
Mannheim Üniversitesi ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından ortaklaşa yürütülen iklim krizi araştırması, yüksek sıcaklıkların finansal istikrarı nasıl baltaladığını gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre, geçmişteki aşırı sıcak dönemlerde sadece azalan iş gücü verimliliği nedeniyle kıta genelinde yüzde 0,3 ila yüzde 0,5 arasında üretim kaybı yaşandı. Bu oran, Güney ve Orta Avrupa’da yüzde 1 sınırını aşmış durumda.
ECB tahminleri, aşırı sıcaklık ve kuraklık dalgalarının gıda enflasyonunu kısa vadede 0,4 ila 0,9 puan bandında yukarı yönlü tetiklediğini gösteriyor. İklim krizinin derinleşmesiyle birlikte bu stagflasyonist etkinin gelecek 30 yıl içinde iki katına çıkabileceği ve merkez bankalarının para politikası kararlarını ve faiz hamlelerini ciddi şekilde zora sokacağı öngörülüyor.
Dünya Bankası'ndan Hükümetlere "Acil Teşvik" Çağrısı
Dünya Bankası'nın hazırladığı “Avrupa'da İklim Değişikliğinin Ekonomik Riskleri” raporu da tehlikenin boyutunu doğrulayarak hükümetleri acil önlem almaya çağırıyor. Raporda, azalan çalışan verimliliği ve hasar gören lojistik ağlarına karşı özellikle özel sektörün binalarda yalıtım, gölgeleme ve endüstriyel soğutma sistemlerine yatırım yapmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiği savunuluyor. Dünya Bankası uzmanları, bu dönüşümü hızlandırmak adına hükümetlerin acilen kapsamlı vergi teşviklerini ve finansman desteklerini hayata geçirmesi gerektiğinin altını çiziyor.