Business Ekonomi Ekonomi Dört duvar, kameralar ve tel çitler: Türkiye'nin ilk tıbbi kenevir üssü kuruluyor

Dört duvar, kameralar ve tel çitler: Türkiye'nin ilk tıbbi kenevir üssü kuruluyor

Kozmetik ve tıbbi ilaç sanayisinin en kritik ham maddelerinden biri olan kenevir, İzmir Kınık’ta 1,3 milyon metrekarelik dev bir sahada, 8,5 kilometrelik koruma duvarları ve üst düzey yapay zeka entegreli kamera sistemleri eşliğinde üretilecek.

Dört duvar, kameralar ve tel çitler: Türkiye'nin ilk tıbbi kenevir üssü kuruluyor
KAYNAK: (AA)

Dünya genelinde tıp, ilaç ve kozmetik sektörlerinin en stratejik ham maddeleri arasında yer alan kenevir, Türkiye’de yepyeni bir vizyonla toprakla buluşuyor. Coğrafi konumu, toprak yapısı ve iklimsel elverişliliğiyle bu alanda küresel bir avantaja sahip olan Türkiye, tıbbi kenevir üretimi için düğmeye bastı. Bu kapsamdaki en somut ve devasa hamle ise İzmir’den geldi. Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğinde ihtisaslaşan Kınık Organize Tarım Bölgesi, milyarlarca dolarlık kenevir yatırımlarına ev sahipliği yapmak adına geri sayıma geçti.

Ancak bu üretim alışılagelmiş tarım arazilerinden çok farklı bir konseptte, adeta "kuş uçurtulmayacak" bir güvenlik çemberinde gerçekleştirilecek.

8,5 Kilometrelik Güvenlik Kalesi Yükseliyor

Yasal mevzuatların esnetilmesiyle birlikte hayata geçirilen düzenlemeler, kenevir yatırımlarını hızlandırdı. Kınık’ta yaklaşık 1,3 milyon metrekarelik devasa bir alan üzerine inşa edilen üretim üssü, tamamen dış dünyaya izole bir "güvenlik kalesi" standardında tasarlanıyor. Tarım sahasının suistimal edilmesini engellemek ve ürün güvenliğini en üst perdeden sağlamak amacıyla bölgenin etrafı tam 8,5 kilometre uzunluğunda beton duvarlar, aşılması imkansız tel çitler ve 7/24 aktif olan yüksek teknolojili gece görüşlü kamera sistemleriyle donatılıyor.

"Sanayi Tipi Lif, Tıbbi Tipi Çiçek Demek"

Kenevirin küresel piyasalardaki yükselişini ve projenin detaylarını aktaran Kınık Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, endüstriyel kenevir ile tıbbi kenevir arasındaki kritik farka dikkat çekti. Olgunsoy, sanayi odaklı üretimde bitkinin yalnızca liflerinden faydalanıldığını, tıp ve kozmetik dünyasını cezbeden tıbbi kenevirde ise en kıymetli kısmın bitkinin çiçekleri ve çiçekli dalları olduğunu vurguladı.

Geçmiş dönemlerde Anadolu topraklarında oldukça yaygın ve doğal bir şekilde yetiştirilen kenevirin, kötü niyetli suistimaller nedeniyle zamanla sıkı denetimlere tabi tutulduğunu ve bu yüzden üretim hacminin gerilediğini hatırlatan Olgunsoy, yeni dönemin kontrollü üretim modeliyle bu algıyı tamamen yıkacağını belirtti.

Doğanın Kendi Kendini Koruyan Mucizesi

Kenevir bitkisinin tarımsal olarak inanılmaz kolaylıklara sahip olduğunu ifade eden Enver Olgunsoy, projenin ekolojik avantajlarına da değindi. Bitkinin kimyasal ilaçlara ihtiyaç duymadan, zararlılarla kendi bünyesinde mücadele edebilen güçlü bir yapısı olduğunu söyleyen Olgunsoy, kenevirden elde edilen kağıdın sanayide tam 7 kez geri dönüştürülebildiğini ve bu yönüyle doğa dostu ekonominin en büyük aktörlerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.

İzmir Kınık’ta yükselecek bu yüksek güvenlikli üretim üssü, Türkiye'yi hem kozmetikte hem de ileri tıp teknolojilerinde kendi ham maddesini üreten bağımsız bir güç merkezi haline getirmeyi hedefliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız