Sürdürülebilir bir gelecek ve yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda Türkiye'nin iki önemli aktörü güçlerini birleştirdi. Küresel havacılık sektörünün öncü kurumlarından Türk Hava Yolları (THY) ile Sıfır Atık Vakfı, çevre koruma, kaynak verimliliği ve iklim değişikliğiyle mücadele alanlarında geniş kapsamlı bir iş birliği protokolünü hayata geçirdi.
Vakfın Kandilli’deki merkezinde düzenlenen imza törenine, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur katıldı. İmzalanan stratejik anlaşma; atık oluşumunun kaynağında azaltılmasından sürdürülebilir havacılık yakıtlarına (SAF) kadar pek çok yenilikçi adımı kapsıyor.
Doğa İçin "Gökyüzünden Dünyaya Uzanan Köprü"
İmza töreninde konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, gerçekleştirilen ortaklığı "gökyüzünden dünyaya uzanan bir sürdürülebilirlik köprüsü" olarak nitelendirdi. Protokolün Türkiye'nin iklim diplomasisindeki duruşunu pekiştireceğini vurgulayan Ağırbaş, Türk markalarının küresel ölçekte doğa dostu çözümlerle nasıl rol model olabileceğini bu iş birliğiyle bir kez daha kanıtlayacaklarını ifade etti.
Operasyonel Birikim ve Çevreci Vizyon Bir Arada
Türk Hava Yolları Genel Müdürü Ahmet Olmuştur ise THY’nin uluslararası havacılıktaki gücünü sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlarla desteklemeye devam ettiklerini belirtti. Havacılık operasyonlarında karbon emisyonunu düşürme ve döngüsel ekonomiye katkı sağlama vizyonunu öne çıkaran Olmuştur, sıfır atık hareketinin küresel boyutta yaygınlaştırılmasında paydaş olmaktan gurur duyduklarını dile getirdi.
Kabin İçi Atıklardan Karbon Ayak İzine Kapsamlı Mücadele
İmzalanan protokol çerçevesinde iki kurum;
Uçak içi (kabin) ve tesis kaynaklı atıkların etkin yönetimi,
Gıda israfının önlenmesine yönelik ortak uygulamalar,
Sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF) ve emisyon azaltım teknolojilerinin teşviki,
Karbon ayak izini küçülten operasyonel verimlilik çalışmaları,
Toplumsal çevre bilincini yükseltecek küresel iletişim projeleri
konularında ortak stratejiler yürütecek. Bu hamle ile hem Türkiye'nin çevresel hedeflerine katkı sunulması hem de uluslararası havacılık standartlarında sürdürülebilirliği temel alan yeni bir dönemin başlatılması hedefleniyor.