Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, ülkesinin dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna için kullanılmasına yönelik tutumunu değişmediğini tekrar vurguladı. Prevot, bu konuda yapılan tartışmaların pek ilgi görmediğini söyledi.
Belçika'nın kararlı duruşu
İrlanda'da düzenlenen Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları gayriresmi toplantısında konuşan Prevot, İsveç, Hollanda, Polonya ve İspanya'nın dondurulmuş Rus varlıkları konusunu yeniden gündeme getirdiğini ifade etti. Ancak bu girişimin meslektaşlar arasında yeterli ilgi veya istek uyandırmadığını belirtti.
Prevot, "Belçika'nın bir yıldır değişmeyen tutumunu tekrar vurgulamaya özen gösterdim. İtirazımızın ardındaki nedenler sihirli bir şekilde ortadan kaybolmadı. Bu varlıkların el koyma anlamına gelen bir süreçle kullanılması çok büyük riskler içerir" değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna'nın destek ihtiyaçları
Ukrayna'nın kısa vadeli bütçe ihtiyaçlarının farkında olduklarını belirten Bakan, Belçika'nın Rus varlıkları konusundaki tutumunun değişmediğine dikkat çekti. Geçen hafta, dört ülkenin dışişleri bakanları, dondurulmuş Rus varlıklarının Ukrayna'yı desteklemek amacıyla kullanılmasına yönelik yeni seçenekleri değerlendirme çağrısında bulunmuştu.
Bu ortak mektupta, Ukrayna'nın daha fazla mali desteğe ihtiyaç duyduğu belirtilerek, "Rusya'nın dondurulmuş varlıklarından Ukrayna yararına nasıl daha fazla faydalanabileceğimiz konusuna yeniden dönmenin zamanının geldiğine inanıyoruz" ifadesi yer aldı. Mektupta, geliştirilecek yöntemlerin uluslararası hukuka uygun olması gerektiği de vurgulandı.
Dondurulmuş varlıkların durumu
Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından uygulanan yaptırımlar kapsamında Rusya Merkez Bankası'na ait yaklaşık 210 milyar avroluk varlık AB ülkelerinde dondurulmuştu. Bu varlıkların yaklaşık 185 milyar avroluk bölümü Brüksel merkezli menkul kıymet takas ve saklama kuruluşu Euroclear'da tutuluyor.
AB Komisyonu, önceki yıl dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen nakdin Ukrayna'ya verilecek bir kredinin finansmanında kullanılmasını önermişti. Ancak Belçika, bu planın uluslararası hukuktan doğabilecek riskleri yeterince göz önünde bulundurmadığını belirterek karşı çıkmıştı. Belçika'nın çekincelerinin ardından AB ülkeleri, Ukrayna'ya ortak borçlanma yoluyla 90 milyar avroluk kaynak sağlamaya karar vermişti.