Business Ekonomi Ekonomi Ayakkabı devleri rotayı değiştirdi: Türkiye küresel pazarda İtalya’ya rakip oldu

Ayakkabı devleri rotayı değiştirdi: Türkiye küresel pazarda İtalya’ya rakip oldu

Dijitalleşme ve AR-GE yatırımlarıyla küresel markaların stratejik ortağı haline gelen Türk ayakkabı yan sanayisi, yeşil dönüşüm ve yüksek teknoloji hamlesiyle İtalya gibi dünya devleriyle yarışıyor.

Ayakkabı devleri rotayı değiştirdi: Türkiye küresel pazarda İtalya’ya rakip oldu
KAYNAK: (AA)

Küresel Devlerin Yeni Stratejik Ortağı Türkiye

Küresel ayakkabı pazarında tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye ayakkabı yan sanayisi attığı teknolojik adımlarla dünya liginde üst sıralara tırmanıyor. Ticaret Bakanlığının Kolay İhracat Platformu verilerine göre, küresel ayakkabı pazarının 2029 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 2,21 büyüyerek 14,7 milyar çiftlik devasa bir hacme ulaşması öngörülüyor. Bu büyük pastadan payını artırmak isteyen Türkiye ise güçlü üretim altyapısı ve küresel pazarlara entegrasyon yeteneği sayesinde stratejik bir konum elde etmiş durumda. Ülke genelinde 2028 yılı itibarıyla sektör büyüklüğünün 3,4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Avrupa’nın Üretim Üssünde Hedef: İleri Teknoloji ve Tasarım

Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, sektörün güncel durumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bugün yaklaşık 3 bin 500 aktif firma ve 100 bin kişilik dev bir istihdam gücüyle sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da üretim lideri konumunda olduklarını belirten Salıcı, önümüzdeki 5 yıl için vites yükselttiklerini açıkladı:

"Üreticimize gerekli alan açılır ve doğru adımlar atılırsa, önümüzdeki 5 yıl Türk ayakkabı yan sanayisinin yeniden yükseliş dönemi olacaktır. Bu süreçte özellikle yüksek teknolojiyle ürettiğimiz katma değerli komponentler, su bazlı ve geri dönüştürülmüş yeşil dönüşüm malzemeleri ile tasarım odaklı ürün gruplarında en yüksek büyüme performansını yakalamayı hedefliyoruz."

"Geleceğin Ayakkabısını Bugünden Tasarlıyoruz"

Sektörün dijitalleşme ve AR-GE kapasitesinin Türkiye’yi İtalya gibi bu işin zirvesindeki ülkelerle rekabet edebilir noktaya getirdiğini vurgulayan Salıcı, bir ayakkabıyı oluşturan 36 farklı bileşeni ileri teknoloji kullanarak üretebildiklerini ifade etti. Avrupa Yeşil Mutabakatı normlarına uyumun artık bir zorunluluk olduğunu hatırlatan AYSAD Başkanı, Türk üreticisinin rolünün değiştiğini şu sözlerle özetledi:

"Geri dönüştürülmüş malzemeler ve su bazlı teknolojilerle, geleceğin ayakkabısını bugünden tasarlıyoruz. AR-GE çalışmaları bizi sadece sıradan birer ham madde tedarikçisi olmaktan çıkardı; küresel markaların doğrudan stratejik partneri haline getirdi. Müşteriye esnek üretim, özgün tasarım ve malzeme geliştirme kabiliyetini bir arada sunarak küresel rekabette öne geçiyoruz."

Küresel Riskler Türkiye İçin Fırsata Dönüşüyor

Özellikle ABD ile Çin arasında tırmanan ticaret savaşları ve artan jeopolitik gerilimler, Batılı dev markaları daha güvenli tedarik limanları aramaya itiyor. Sektör temsilcilerine göre, uzun yıllardır pazarı domine eden "fiyat odaklı" rekabet modeli artık yerini jeopolitik risk yönetimi ve tedarik güvenliğine bıraktı. Türkiye ise hem coğrafi yakınlığı hem de siparişleri hızla karşılama kabiliyetiyle yeni dönemin en güçlü alternatifi olarak öne çıkıyor. Küresel pazarlardaki ve gümrük duvarlarındaki bu kırılmalar, Avrupalı ve ABD'li dev markaların yönünü tamamen Türkiye’ye çevirmesini sağlıyor.

Sektörün Büyüme Vizyonuna "Can Suyu" Desteği Gerekiyor

Büyük talep potansiyeline ve ihracat fırsatlarına rağmen, içeride yaşanan ekonomik zorluklar üreticinin hareket alanını kısıtlıyor. Enerji ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticileri zorladığını dile getiren Sait Salıcı, finansmana erişimdeki tıkanıklıkların yatırımları sınırladığı uyarısında bulundu. Küresel rakiplere karşı fiyat avantajının kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizen Salıcı, sektörü rahatlatacak taleplerini şöyle sıraladı:

"Sahip olduğumuz bu tarihi potansiyeli ve karşımıza çıkan küresel fırsatları tam anlamıyla değerlendirebilmemiz için üretime ve istihdama özel 'can suyu' finansman paketlerine ihtiyaç duyuyoruz. Enerji maliyetlerinde sanayiciye özel kolaylıklar sağlanması ve üretimi teşvik edecek yaklaşımların sergilenmesi hayati önem taşıyor. Ayrıca işçilik maliyetleri ile istihdam üzerindeki vergi yüklerinin de hafifletilmesi gerekiyor."

Sektör, kalıcı yapısal dönüşüm hamleleri ve finansal desteklerle birlikte en kısa sürede 2019 yılındaki güçlü üretim seviyelerini de aşarak Avrupa, Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika pazarlarındaki payını kalıcı olarak artırmayı hedefliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız