Türkiye ve Fransa arasındaki ekonomik ilişkiler
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 'Made in Europe' yaklaşımı ile Türkiye'nin entegrasyonunun, birbirini tamamlayan iki süreç olduğunu belirtti. Ardıç, Avrupa'nın yeni sanayi politikaları oluşturulurken, Türkiye'nin mevcut üretim entegrasyonunun göz önünde bulundurulmasının son derece önemli olduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra Ardıç, Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkinin zengin kültürel bağlar üzerine kurulduğunu söyledi.
Gümrük Birliği ve sanayi politikaları
Küresel ticarette tedarik güvenliği, enerji, kritik ham maddeler, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm gibi konuları belirleyici olarak nitelendiren Ardıç, Gümrük Birliği'nin AB ile ticaretin temelini oluşturduğunu ve güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Sanayi Hızlandırıcı Yasası teklifinin, Avrupa'nın piyasayı düzenlemenin yanı sıra, üretim kapasitesini ve stratejik sektörlerini korumaya yöneldiğini göstermekte olduğunu söyledi.
Ardıç, Türkiye'nin otomotiv, makine, metal, savunma, havacılık ve elektronik gibi alanlarda Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade ederek, 'Made in Europe' yaklaşımının ötesine geçilmesi gerektiğini savundu. Ardıç, iki ülkenin geniş bir coğrafyada yatırım yaparak, üçüncü pazarlarda ortak projeler geliştirebileceğini belirtti.
Fransa'nın Türkiye'deki doğrudan yatırım stokunun 8,7 milyar dolar olduğunu ve Türk şirketlerinin bu ülkedeki yatırımlarının ise yaklaşık 1 milyar dolara yaklaştığını aktaran Ardıç, Fransız şirketlerinin Türkiye'deki sanayi ekosisteminin doğal bir parçası olduğunu ve Türk şirketlerinin Fransa'daki varlığının güçlenmesini önemsediğini dile getirdi.
Programda, Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont ve CCIFT Başkanı Franck Mereyde de yer aldı. İki kurum arasında ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla mutabakat zaptı imzalandığı bilgisi verildi.