Business Ekonomi Ekonomi Altında tarihi dönemeç: Zirveden sert düşüşün arkasındaki büyük sır

Altında tarihi dönemeç: Zirveden sert düşüşün arkasındaki büyük sır

Yıla 5 bin 598 dolarlık tarihi rekorla başlayan altının ons fiyatı, Orta Doğu'daki askeri gerilimin tetiklediği petrol ve enflasyon şokuyla rekor seviyesinden yüzde 28,4 değer kaybederek 4 bin 7 dolara kadar geriledi.

Altında tarihi dönemeç: Zirveden sert düşüşün arkasındaki büyük sır
KAYNAK: (AA)

Küresel Piyasalarda Savaş ve Enflasyon Etkisi

Küresel emtia piyasaları, 2026 yılının ilk yarısında jeopolitik krizlerin ve makroekonomik sarsıntıların gölgesinde tarihi bir dalgalanmaya sahne oldu. Yıla oldukça agresif ve pozitif beklentilerle giriş yapan altının ons fiyatı, ocak ayında 5 bin 598 doları test ederek tüm zamanların zirvesine ulaşmıştı. Ancak Orta Doğu eksenli askeri gerilimler ve küresel para politikalarındaki belirsizlikler, değerli metalin bu kazançlarını korumasına izin vermedi. Yılın ikinci çeyreğinde hızlanan satış baskısıyla altın, zirve seviyesinden yüzde 28,4 oranında sert bir geri çekilme yaşayarak 4 bin 7 dolara kadar indi.

Orta Doğu'daki Savaş Tamtamları Piyasaları Nasıl Vurdu?

2026'nın ilk yarısında varlık fiyatlarını doğrudan şekillendiren temel unsur, şubat ayının sonunda patlak veren ABD/İsrail-İran savaşı oldu. Karşılıklı misillemelerle bölgesel bir krize dönüşen bu çatışma ortamı, ilk etapta enerji hatlarını vurdu. Özellikle küresel enerji sevkiyatının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nda artan riskler, Brent petrolün varil fiyatını hızlı bir tırmanışla 114 dolara kadar taşıdı. Petrol fiyatlarındaki bu tırmanış, maliyet enflasyonunu yeniden tetikleyerek merkez bankalarının faiz indirim planlarını altüst etti.

Ekim 2008’den Bu Yana En Sert Aylık Kayıp

Yıla 4 bin 313 dolar seviyesinden başlayan ons altın, ilk altı aylık periyotta yatırımcısına yüzde 7,1 oranında kayıp ettirdi. Özellikle haziran ayında yaşanan yüzde 11,7’lik değer kaybı, küresel finans krizinin yaşandığı Ekim 2008 döneminden bu yana kaydedilen en keskin aylık düşüş olarak kayıtlara geçti. Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını beklenenden daha uzun süre yüksek tutacağına yönelik algının güçlenmesi, tahvil faizlerini yukarı taşırken doları güçlendirdi. Bu durum, faiz getirisi olmayan altının cazibesini önemli ölçüde zayıflatarak 24 Haziran’da ons fiyatının Kasım 2025’ten sonra ilk kez 4 bin dolar sınırının altına sarkmasına neden oldu.

Uzmanlar Ne Diyor? "Sorun Temelde Değil, Teknik Faktörlerde"

Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, altın piyasasında yaşanan bu tarihi geri çekilmeyi değerlendirdi. Hansen, altındaki düşüşün uzun vadeli yatırım mantığının bozulmasından kaynaklanmadığını, aksine makroekonomik ve teknik dinamiklerin bir araya gelmesinin bir sonucu olduğunu belirtti. Rekor seviyelere ulaşan yükseliş trendi sırasında piyasadaki alım pozisyonlarının aşırı yoğunlaştığına dikkat çeken Hansen, "Bu yoğunlaşma, piyasa algısı tersine döndüğünde altını kâr realizasyonlarına karşı aşırı kırılgan hale getirdi. En büyük tetikleyici ise Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon şokuydu. Yüksek petrol fiyatları, Fed'in faizleri uzun süre yukarıda tutacağı beklentisini canlandırarak doları ve tahvil getirilerini destekledi; bu da altın üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu" ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız