Alman ekonomik kuruluşları, bu yılın ilk yarısında ulaşılan olumlu performansın ışığında, ülkenin büyüme tahminlerini artırma kararı aldı. Ekonomik Araştırma Enstitüsü (Ifo), Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW), RWI Leibniz Ekonomik Araştırma Enstitüsü ve Berlin merkezli Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW), büyüme tahminlerini peş peşe revize etti.
Ifo'nun güncel tahminleri
Ifo, Almanya'nın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) için 2023 yılına dair büyüme tahminini %0,8'den %1,4'e yükseltirken, 2027 için yine %0,8'den %1,2 seviyesine yükseltti. 2028 yılı içinse %0,8'lik büyüme öngörülüyor. Bu güncellemeler, altyapı ve savunma harcamalarını içeren kamu teşviklerinin etkisiyle şekillendi.
Altyapı ve kamu harcamaları
Ifo raporuna göre, hükümetin açık politikaları, bu yıl 40 milyar avro, gelecek iki yıl boyunca ise sırasıyla 27 ve 18 milyar avro düzeyinde kaynak sağlamayı vaat ediyor. Sanayi ve imalat sektörü de siparişlerdeki artışla birlikte ihracat beklentilerini olumlu yönde etkiliyor. Ancak, savaşlar ve lojistik sorunlar gibi dışsal riskler, ekonomik büyümeyi tehdit eden genel etkenler arasında yer alıyor.
Enflasyonun bu yıl %2,8, gelecek yıl ise %3 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Uzmanlar, enflasyonun 2028'de %2,3'e gerileyeceğini öngörüyor. Öte yandan, iş gücü arzındaki daralma iş gücü piyasasını etkileyerek, işsizlik oranının %6,3 olarak gerçekleşmesini tahmin ediyor.
Kamu finansmanı ve borç durumu
Açıklamalarda, Alman hükümetinin genişlemeci mali politikalarının kamu finansmanı üzerindeki etkileri de vurgulandı. 2025'te %3 olan bütçe açığının GSYH'ye oranının 2028'de %4,6 seviyesine çıkması bekleniyor. Aynı dönemde brüt kamu borç yükünün de %62,7'den %67,9'a yükseleceği tahmin ediliyor.
Alman ekonomisinin büyüme tahminleri olumlu görünse de, yüksek enerji fiyatlarının ve uluslararası rekabet koşullarının zorluğunun sürdüğü belirtiliyor. Öne çıkan riskler arasında Orta Doğu'daki savaşların yarattığı jeopolitik belirsizlik ile emtia fiyatlarındaki artış yer alıyor. Bu faktörler, hem mevcut hem de gelecekteki ekonomik büyümeyi baskılayabilecek unsurlar olarak değerlendiriliyor. Ekonomi, ikinci çeyrekte %0,3 büyüme gösterdi ve yeni tahminlerin getirdiği iyimserlik, gelecekteki mali istikrar için umudu artırıyor.