Business Ekonomi Ekonomi ABD tahvil faizleri 19 yılın en yüksek seviyesini test etti!

ABD tahvil faizleri 19 yılın en yüksek seviyesini test etti!

ABD’de ekonomik aktivitenin güçlü seyrini koruması ve petrol fiyatlarındaki tırmanışın enflasyon endişelerini körüklemesiyle, ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 5,135 seviyesine ulaşarak Temmuz 2007’den bu yana en yüksek seviyeyi test etti.

ABD tahvil faizleri 19 yılın en yüksek seviyesini test etti!

Dünyanın en büyük ekonomisinde makroekonomik verilerin sıcak kalmaya devam etmesi ve jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini tırmandırması, küresel finans piyasalarının merkez üssü olan ABD Hazine tahvillerinde sert bir satış dalgasına yol açtı. Güçlü enflasyon beklentileri ve Hazine ihalelerine gelen zayıf taleple birlikte ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi %5,135 seviyesine kadar fırlayarak Temmuz 2007'den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeyi ulaştı.

Getiri eğrisinin genelinde hakim olan bu sıçrama, kısa ve uzun vadeli borçlanma araçlarında da tarihi rekorları beraberinde getirdi. Politika faizine hassasiyetiyle bilinen 2 yıllık tahvil getirisi %4,947 ile Mayıs 2024 sonrasındaki en tepe noktayı görürken, uzun vadeli risk iştahını temsil eden 30 yıllık tahvil faizi ise %5,43 seviyesini zorlayarak Haziran 2007'den bu yana en yüksek değerine ulaştı.

Fed Üzerinde "Şahin" Baskı ve Makroekonomik Isınma

Tahvil piyasalarındaki bu çalkantının arkasındaki en temel faktör, ABD ekonomisinin dirençli yapısını koruması ve buna bağlı olarak enflasyon baskılarının yeniden ivme kazanması olarak öne çıkıyor. Eylülde açıklanan Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine göre imalat sanayi PMI 57 ile 52 ayın, hizmet sektörü PMI ise 58,7 ile 59 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Piyasa öngörülerini aşan bu tablo, Federal Rezerv’in (Fed) parasal sıkılaşma adımlarına beklenenden daha uzun süre devam edebileceği algısını pekiştirdi.

Veriler ışığında para piyasalarında yapılan fiyatlamalarda, Fed’in bir sonraki toplantıda politika faizini 25 baz puan artırma olasılığı %70 seviyesine kadar tırmandı.

Petrolün 100 Doları Aşması Enflasyon Çarkını Tetikledi

Diplomatik kanallarda Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin kısa vadede çözülemeyeceğine dair oluşan endişeler, enerji piyasalarını da kısırdöngüye soktu. Brent petrolün varil fiyatının yeniden 100 dolar sınırını geçmesi, küresel ölçekte üretim ve lojistik maliyetlerini artırarak enflasyonist beklentileri diri tuttu. Yükselen enerji faturası ve kalıcı enflasyon riski, yatırımcıların uzun vadeli varlıklarda daha yüksek getiri (risk primi) talep etmesine yol açtı.

Öte yandan, 2 yıllık ve 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki makasın 18 baz puana kadar daralması, kısa vadeli sıkılaşma beklentilerinin uzun vadeli faiz patikasına neredeyse tamamen eklemlendiğini ortaya koyuyor.

"Yatırımcılar İki Çapraz Risk Arasında"

Pyasalardaki satış baskısını değerlendiren Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, küresel ekonomide iki yönlü bir risk alanının belirdiğini vurguladı. Waterer, gelişmiş ülke ekonomilerinde imalat ve hizmet verilerinin beklenenden güçlü gelmesinin merkez bankalarını daha agresif hamlelere zorlayabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Yatırımcılar şu an iki çapraz riskle karşı karşıya bulunuyor: Bir tarafta kalıcı hale gelen yüksek enflasyon beklentileri, diğer tarafta ise bu enflasyonu dizginlemek adına uygulanacak daha sıkı para politikasının ekonomik büyümeyi baskılama riski. Bu çift taraflı baskı, tahvil varlıklarına olan iştahı zayıflatırken, devlet borçlanma senetlerini elde tutmak için talep edilen risk primini kaçınılmaz olarak yukarı çekiyor."

ABD'de enflasyon endeksli 10 yıllık tahvil faizinin de %2,35 seviyesine çıkması, reel borçlanma maliyetlerinin finansal sistem üzerinde yarattığı stresi artırırken; analistler, %5 eşiğinin aşılmasının doğrudan bir kriz sinyali olmasa da küresel sermaye akışlarında önemli kırılmalar yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız