Trump, Washington’ın İran Stratejisini İlan Etti
Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi, uluslararası kamuoyunun gözünü diktiği tarihi bir diplomasi trafiğine sahne oldu. Zirve marjında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump, ikili görüşmenin ardından kameraların karşısına geçerek Orta Doğu’da kartları yeniden karacak açıklamalarda bulundu. Washington ile Tahran arasındaki yeni mutabakat sürecine değinen Trump, ABD’nin nükleer konusundaki net tavrını ortaya koydu.
"Amacımız Uranyumu Almak Değil, Tamamen Ortadan Kaldırmak"
İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stoklarına yönelik atılacak adımlarla ilgili konuşan ABD Başkanı, Washington’ın bu kaynağa ihtiyacı olmadığını vurguladı. Trump, "Zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirdiğimizde doğrudan imha edeceğiz. Bizim amacımız ona sahip olmak değil, onu tamamen yok etmek. Zira bizim elimizde halihazırda fazlasıyla mevcut." ifadelerini kullandı. Bu süreçte aceleci davranmayacaklarını kaydeden Trump, ABD’nin sığınak delici B2 bombardıman uçaklarıyla hedef alınan askeri bölgelerin durumuna işaret ederek, dağların içe doğru göçmesi nedeniyle bölgedeki kazı çalışmalarının oldukça meşakkatli geçeceğini belirtti. Trump, bu çapta teknik bir operasyonu gerçekleştirebilecek donanıma dünyada yalnızca ABD ve Çin'in sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
Hürmüz Boğazı’nda Petrol Akışı Yeniden Başladı
Bölgesel güvenliğin ve küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı’ndaki son duruma da değinen Trump, ablukanın esnetilmesiyle birlikte deniz trafiğinin canlandığını müjdeledi. Boğazın 19 Haziran itibarıyla "tamamen ve ücretsiz olarak" sivil ticarete açılacağını duyuran ABD Başkanı, "Gemiler güvenle hareket etmeye başladı, petrol akışı normalleşiyor. Bu durum piyasalara olumlu yansıdı; petrol fiyatları hızla düşerken borsalar yükselişe geçti. En önemlisi ise İran artık nükleer bir güce dönüşemeyecek." dedi. Hürmüz Boğazı’nın gelecekte de açık kalmasının güvencesini "Güçlü bir ABD Başkanı" figürüne bağlayan Trump, sağlanan mutabakat sonrası ilan edilen 60 günlük sürede Tahran yönetiminin de işleri hızla tamamlayarak normalleşme adımları atmak istediğini kaydetti.
"Obama’nın Anlaşması Bir Yoldu, Benimki İse Duvar"
Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) ile kendi stratejisini kıyaslayan Donald Trump, geçmişteki politikalara sert eleştiriler yöneltti. Yeni mutabakatın çok daha güçlü bir zemin üzerine kurulduğunu savunarak, "Eski anlaşma İran için nükleer silaha giden bir yoldu. Benim hazırladığım metin ise nükleer silaha karşı çekilmiş aşılmaz bir duvar." dedi. Anlaşmanın resmi çerçevesi tamamlandıktan sonra tüm metni kelimesi kelimesine basına okuyacağını belirten Trump, bu mutabakatın kendi nükleer hedeflerinin yüzde 99,9'unu karşıladığını ilan etti. Öte yandan, ABD’nin mutabakat kapsamında İran’a herhangi bir nakit ödeme yapıp yapmayacağı yönündeki soruya ise "Kesinlikle hayır. Biz sadece istersek gelecekte yatırım yapma hakkına sahibiz, hiçbir finansal yükümlülüğümüz bulunmuyor." yanıtını verdi.
BAE ile 19 Trilyon Dolarlık Dev Ortaklık
Açıklamalarının son bölümünde zirvedeki muhatabı BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile gerçekleştirdiği ikili temasa değinen Trump, iki ülke arasındaki ilişkileri "olağanüstü" olarak nitelendirdi. BAE’nin ABD ekonomisine 19 trilyon doları aşan rekor düzeyde yatırım yaptığını hatırlatan Trump, Washington-Abu Dabi hattındaki stratejik ortaklığın küresel ekonomideki ve bölgesel istikrardaki rolünün altını çizdi.