Business Ekonomi Dünya Trump Batı’nın İsrail yaptırımlarını engellemedi

Trump Batı’nın İsrail yaptırımlarını engellemedi

İngiltere liderliğindeki 12 Batılı ülkenin, Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimlerine yönelik başlattığı kapsamlı yaptırım kararına ABD Başkanı Donald Trump’ın engel olmadığı ortaya çıktı.

Trump Batı’nın İsrail yaptırımlarını engellemedi

İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yürüttüğü yerleşim politikaları, Batı bloğu ile Tel Aviv yönetimi arasında eşi benzeri görülmemiş bir diplomatik krize yol açtı. İngiltere’nin başını çektiği 12 Batılı ülkenin, yasa dışı yerleşim birimlerine yönelik devreye sokmaya hazırlandığı sert yaptırım paketine ABD Başkanı Donald Trump’ın itiraz etmediği öğrenildi. Washington’ın bu pasif tutumu, Beyaz Saray’ın Netanyahu hükümetine yönelik sabrının tükenmeye başladığı şeklinde yorumlanıyor.

İngiltere Önceden Bilgi Verdi, Trump "Dur" Demedi

İsrail basınına yansıyan üst düzey diplomatik kaynaklara göre; İngiltere Başbakanı Andy Burnham, yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlerin ticaretini yasaklayan kısıtlama paketini kamuoyuna duyurmadan önce doğrudan Beyaz Saray ile temas kurdu. ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleşen kritik görüşmede İngiliz tarafı uygulanacak adımların detaylarını iletti. Ancak Trump’ın, müttefiki İngiltere’ye herhangi bir itirazda bulunmadığı ve bu yaptırım hamlesinden vazgeçilmesi yönünde telkinde dahi bulunmadığı kaydedildi.

Benzer şekilde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da konuya ilişkin soruları yanıtlarken İngiltere’nin aldığı yaptırım kararını kınamaktan özellikle kaçındı. Diplomatik kulislerde, Washington’ın bu tavrıyla İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya "mevcut politikalardan duyulan rahatsızlık" mesajı verdiği konuşuluyor.

Beyaz Saray Kendi Büyükelçisini Yalanladı

Süreçte yaşanan en dikkat çekici krizlerden biri ise ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin açıklamalarıyla patlak verdi. İngiltere’nin kararına tepki göstererek yaptırımları "mantık dışı ve ayrımcı" olarak nitelendiren Huckabee’ye Beyaz Saray’dan anında yanıt geldi.

Üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Büyükelçi Huckabee’nin ifadelerinin Ne Beyaz Saray ne de Dışişleri Bakanlığı ile koordine edildiğini belirterek, elçinin söylemleriyle yönetim arasına net bir çizgi çekti. Bu durum, Amerikan yönetimi içindeki görüş ayrılığını ve Washington’ın resmi tutumunun yaptırımlara göz yummak olduğunu tescilledi.

Krizin Fitilini Ateşleyen Hamle: "E1 Projesi"

Batılı ülkeleri harekete geçiren temel unsur, Netanyahu hükümetinin Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki kritik E1 bölgesinde inşa etmeyi planladığı yeni yasa dışı yerleşim projesi oldu. Gelecekte kurulması muhtemel bağımsız bir Filistin Devleti’nin toprak bütünlüğünü fiilen imkansız hale getirecek olan bu proje, uzun süredir uluslararası toplumun kırmızı çizgisi konumundaydı.

İsrail’in E1 hamlesine yanıt olarak İngiltere, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç ortak hareket etme kararı aldı. 12 ülke, işgal altındaki topraklarda üretilen malların kendi pazarlarına girişini engelleyecek ticari yaptırımları devreye sokacağını duyurdu.

Tel Aviv’den İngiltere’ye Sert Misilleme

Batı’dan gelen koordineli kısıtlama kararı üzerine Tel Aviv yönetimi diplomatik misilleme başlattı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar; İngiltere’nin Doğu Kudüs’teki Filistin Konsolosluğu’nun kapatılacağını ve İngiliz temsilcilerin Gazze ateşkes denetim merkezinden çıkarılacağını ilan etti. Ayrıca İsrail karşıtı faaliyet yürütüldüğü gerekçesiyle, aralarında milletvekillerinin de bulunduğu 12 İngiliz vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız