G7 Zirvesinde Jeopolitik Dönüm Noktası
Fransa’nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi, küresel güvenliği ve dünya ticaret yollarını doğrudan etkileyecek tarihi kararlara sahne oluyor. Küresel dengelerin yeniden şekillendiği zirvede bir araya gelen devlet ve hükümet başkanları; jeopolitik riskler, uluslararası uyuşturucu ticareti ve insan kaçakçılığı ile mücadeleyi içeren üç kritik ortak bildiriye imza attı. Zirve gündeminin en sıcak başlığı ise Washington ve Tahran hattında sağlanan son uzlaşı oldu.
Hürmüz Boğazı Anlaşması "Tarihi Bir Fırsat"
G7 liderlerinin yayımladığı jeopolitik bildiride, ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomatik girişimleriyle Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi trafiğine yeniden açılması amacıyla sağlanan ABD-İran mutabakatı en önemli gündem maddelerinden biri olarak öne çıktı. Varılan anlaşmayı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını duyuran G7 liderleri, yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Başkan Donald Trump'ın kararlı liderliği ve aracı ülkelerin yapıcı diplomatik çabalarıyla hayat bulan bu mutabakat, İran'ın nükleer silahlara erişmesini kesin olarak engellemek, bölgesel ve balistik tehditleri bertaraf etmek adına tarihi bir fırsattır. Küresel güçler olarak bu anlaşmanın eksiksiz uygulanmasını destekliyor ve her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu taahhüt ediyoruz."
Bildiride ayrıca, uluslararası ticaretin sürdürülebilmesi için deniz rotalarında kesintisiz ve ücretsiz geçiş hakkının hayati bir öneme sahip olduğu hatırlatıldı. Bu doğrultuda Fransa ve İngiltere öncülüğünde yürütülen çok uluslu bağımsız savunma girişimlerinin, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğini sağlamada, ticari gemi nakliyatını canlandırmada ve bölgedeki mayınların temizlenme sürecini doğrulamada anahtar bir rol oynayacağı konusunda mutabakat sağlandı. Liderler, yeni diplomatik sürecin İran'ın bölgedeki askeri ağırlığını kontrol altında tutması ve nükleer kapasitesinin sınırlandırılmasını garanti etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ukrayna'ya Askeri Kalkan, Rusya'ya Enerji Kıyasıya Yaptırım
Zirvenin jeopolitik deklarasyonunda Ukrayna'ya verilen sarsılmaz desteğin altı bir kez daha kalın çizgilerle çizildi. Ukrayna halkıyla tam bir dayanışma içinde hareket ettiklerini belirten G7 ülkeleri, Kiev yönetiminin hava savunma altyapısını güçlendirmek amacıyla uzun menzilli savunma sistemlerinin sevkiyatını artırma kararı aldı.
Moskova üzerindeki ekonomik baskıyı tırmandırmayı hedefleyen liderler, Rusya’nın savaş ekonomisini finanse etmesini engellemek için petrol ve doğal gaz sektörlerini doğrudan hedef alan enerji yaptırımlarının daha da sertleştirileceğini duyurdu.
Küresel Güvenlik Cephesinde Çok Yönlü Diploması
Ortak bildiride Ortadoğu ve Asya-Pasifik bölgelerindeki diğer gerilim hatlarına da geniş yer ayrıldı:
Gazze ve Batı Şeria: Gazze Şeridi’ndeki insani yardımların hızlandırılması ve bölgenin hızlıca yeniden imal edilmesi çağrısı yapılırken, Batı Şeria'da tırmanan şiddet olaylarının derhal son bulması istendi. Lübnan'da ise istikrarlı bir ateşkesin vakit kaybetmeksizin sağlanması gerektiği vurgulandı.
Asya-Pasifik Hattı: Hukukun üstünlüğüne dayalı, özgür ve açık bir Hint-Pasifik vizyonunun korunacağı belirtildi. Tayvan Boğazı, Doğu ve Güney Çin Denizi’ndeki mevcut statünün güç kullanımı veya baskı yoluyla tek taraflı değiştirilme girişimlerine sert bir dille karşı çıkılarak, sorunların diyalog kanallarıyla çözülmesi gerektiği aktarıldı.
Kuzey Kore: Pyongyang yönetiminin nükleer ve balistik füze programlarına dair duyulan derin endişe yinelenerek, Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan tamamen arındırılması hedefi desteklendi.
Uyuşturucu ve İnsan Kaçakçılığına Karşı Küresel Savaş
Zirve kapsamında sadece jeopolitik krizler değil, sınır aşan suç şebekeleri de hedef alındı. Liderler, son yıllarda tırmanışa geçen küresel uyuşturucu trafiğine karşı ortak operasyonel kabiliyetlerin artırılacağını taahhüt etti. İnsan kaçakçılığı ile mücadele bildirisinde ise düzensiz göçü körükleyen, çaresiz insanları istismar ederek haksız kazanç sağlayan küresel organize suç örgütlerinin ağlarını tamamen çökertmek konusunda G7’nin tam bir kararlılıkla hareket edeceği ilan edildi.