Batı Dünyasından ABD-İran Mutabakatına Tam Destek
Fransa'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen G7 Liderler Zirvesi, uluslararası kamuoyunun gözünü diktiği tarihi bir diplomasi hamlesine sahne oldu. Zirve kapsamında CNN mikrofonlarına konuşan Kanada Başbakanı Mark Carney, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan yeni mutabakatı masaya yatırdı. Yapılan anlaşmanın içeriğinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Carney, taraflar arasındaki bu yakınlaşmanın küresel dengeleri kökten değiştirebilecek güçte olduğunu vurguladı.
"Kişisel Beklentilerimin Çok Ötesinde Bir Anlaşma"
Metni bizzat incelediğini belirten Kanada Başbakanı, iki ülke arasında kurulan diplomatik köprünün kalitesine dikkat çekti. Anlaşmanın derinliği karşısında şaşkınlığını gizlemeyen Carney, "Açıkça ifade etmeliyim ki bu mutabakat benim beklentilerimi fazlasıyla aşan, son derece iyi kurgulanmış bir metin. Ortaya çıkan tablodan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu adım, uluslararası ilişkilerde tam anlamıyla ezber bozan bir nitelik taşıyor" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı Ticarete Yeniden Açılıyor
Kritik mutabakat, bölgedeki askeri hareketliliğin askıya alınmasının yanı sıra küresel ticaret için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nı da doğrudan etkiliyor. Anlaşmanın ilk 60 günlük bir geçiş ve ateşkes sürecini kapsadığını ifade eden Carney, düşmanlıkların sonlandırılması adına bu sürenin oldukça makul olduğunu söyledi. Küresel enerji koridorunun güvenliği için Hürmüz Boğazı'nın lojistik trafiğe yeniden açılmasının önemine değinen Başbakan, Kanada’nın bu sürecin istikrarlı şekilde yürütülmesi adına elindeki tüm imkanlarla destek vermeye hazır olduğunun altını çizdi.
Diplomasi Trafiğinde İsviçre Kavşağı ve Bölgesel Yankılar
Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre, tarafları masada buluşturan sürecin resmiyet kazanacağı tarih netleşti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in ilk sinyallerini verdiği mutabakat, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi tarafından da doğrulandı. Garibabadi, tarihi mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de resmi olarak imzalanacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada, deniz ablukasının derhal kaldırılacağını ve Hürmüz Boğazı'nın güvenli geçişlere açılacağını ilan ederek barış sürecinin tamamlandığını belirtti.
Tel Aviv Hattında Anlaşma Çatlağı
Washington ve Tahran arasındaki bu yumuşama dalgası, Lübnan’ı da kapsayan geniş etki alanı nedeniyle İsrail kanadında ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Anlaşmanın maddelerine sert tepki gösteren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, geri adım atmayacaklarını duyurdu. İsrail yönetimi, mutabakat şartlarına rağmen Lübnan'ın güneyinde işgal altında tuttukları askeri bölgelerden ve mevzilerden çekilmeyeceklerini iddia ederek bölgedeki gerilimin tamamen bitmediğinin sinyalini verdi.