Türkiye’nin enerji sepetini çeşitlendirme ve temiz enerjiye geçiş sürecinde nükleer teknoloji kritik bir dönemeçten geçiyor. Romanya'da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkenin nükleer enerji alanındaki vizyonunu, gelecek projelerini ve küresel teknoloji ortaklıklarını değerlendirdi. Türkiye'nin temel önceliğinin "ekonomik maliyet ve maksimum güvenlik" dengesi olduğunu vurgulayan Bayraktar, geleceğin projeleri için çok boyutlu bir diplomasi yürütüldüğünün sinyalini verdi.
CANDU Reaktörleri Yakın Markajda
Bakan Alparslan Bayraktar, Romanya’nın Köstence kentinde yer alan ve Kanada menşeli CANDU reaktör teknolojisinin kullanıldığı Cernavoda Nükleer Güç Santrali’ni ziyaret etti. Tesisteki operasyonel süreçleri ve nükleer güvenliğe dair uygulamaları yerinde inceleyen Bayraktar, bu teknolojinin Türkiye’nin yeni dönem planlamalarında alternatif bir model olarak değerlendirilebileceğine işaret etti.
Türkiye’ye coğrafi ve diplomatik olarak oldukça yakın bir konumda bulunan Romanya’daki bu uygulamanın önemine değinen Bakan Bayraktar, nükleer yakıt tedarikinden atık yönetimine kadar tüm süreçleri kapsayan, çok daha entegre bir yaklaşımı sonraki projelerde hayata geçirmek istediklerini belirtti.

2050 Hedefi: 20 Bin Megavatlık Nükleer Kapasite
Türkiye’nin uzun vadeli enerji stratejisinde nükleer gücün yerinin ikame edilemez olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, 2050 yılı itibarıyla 20 bin megavatlık bir nükleer kapasitenin şebekeye dahil edilmesinin hedeflendiğini aktardı. Akdeniz kıyısında yükselen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde 4 reaktörün inşasının eş zamanlı olarak sürdüğünü anımsatan Bayraktar, bu büyük hamlenin yalnızca ilk adım olduğunu vurguladı.
20 bin megavatlık devasa hedefe ulaşmak adına Sinop ve Trakya bölgelerinde kurulması planlanan büyük ölçekli santraller için çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan, aynı zamanda esnek yapısıyla öne çıkan "küçük modüler reaktörlerin" (SMR) de Türkiye’nin yakın vadeli gündeminde yer kapladığını ifade etti.
Küresel Devlerle Yoğun Nükleer Diplomasi
Akkuyu projesinin ardından hayata geçirilecek yeni santraller için teknoloji seçimi ve stratejik ortaklık süreçlerinin titizlikle yönetildiğini belirten Bakan Bayraktar, küresel ölçekte yürütülen müzakerelere dair şu bilgileri paylaştı:
"Çin Halk Cumhuriyeti ile uzun yıllara dayanan köklü bir müzakere sürecimiz bulunuyor. Bunun yanı sıra Güney Kore ile son dönemde çok daha yoğun ve dinamik bir çalışma takvimi içerisine girdik. Son aylarda ise Kanada nükleer teknolojisine yönelik incelemelerimize ağırlık verdik. Türkiye olarak hem küresel piyasalarda rekabetçi fiyat avantajı sunan hem de güvenlik standartları en üst düzeyde olan teknolojileri ülkemize kazandırmak niyetindeyiz."
Bu stratejinin somut bir adımı olarak, Kanadalı bir nükleer teknoloji şirketinin haziran sonu veya temmuz başında Türkiye’deki yerli tedarikçiler ve ekipman üreticileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir iş birliği toplantısı gerçekleştireceği müjdelendi.

Köstence’de Soydaşlar ve İş Dünyası ile Güçlü Buluşma
Bakan Bayraktar, Romanya’daki nükleer temaslarının ardından Köstence’de faaliyet gösteren Türk iş insanları ve soydaşlarla düzenlenen özel bir programda buluştu. Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan ve Köstence Başkonsolosu Asiye Derya Dingiltepe’nin de katıldığı organizasyonda konuşan Bayraktar, bölgedeki Türk varlığının önemine dikkat çekti.
Soydaşların ve iş dünyasının Romanya ekonomisine ve iki ülke arasındaki köklü ticari ilişkilere sunduğu katkıyı takdir eden Bakan Bayraktar, "Hangi sektörde veya alanda olursa olsun, her zaman yanınızdayız. Türkiye Cumhuriyeti, tüm kurumlarıyla ve sahip olduğu büyük güçle sizlerin arkasındadır ve destek olmaya devam edecektir" diyerek Ankara’nın güçlü desteğini yineledi.