Ankara NATO Zirvesi Öncesi Stockholm’den Kararlı Çıkış: "En Büyük Mesajımız Ukrayna Olacak"
Küresel diplomasinin kalbi, 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi için Ankara’da atmaya hazırlanıyor. Dünya genelinde jeopolitik sarsıntıların sürdüğü bu dönemde, İsveç kanadından zirvenin seyrini belirleyecek nitelikte stratejik açıklamalar geldi. Stockholm’de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, Ankara’ya hangi kırmızı çizgiler ve önceliklerle seyahat edeceklerini kamuoyuyla paylaştı.
"Müzakere Etmeyen Ama Kazanamayan Bir Rusya Ne Yapacak?"
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Ankara Zirvesi’nin oldukça dalgalı ve öngörülemez bir küresel atmosferde düzenlendiğine dikkat çekti. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın tüm şiddetiyle devam ettiğini ancak Moskova’nın sahada kayda değer bir ilerleme kaydedemediğini belirten Kristersson, uluslararası kamuoyunun aklındaki en büyük soruyu sordu: "Ankara öncesinde tüm dünyanın cevabını aradığı soru net: Müzakere masasına oturmaya yanaşmayan ancak sahada zafer de kazanamayacak gibi görünen bir Rusya bundan sonra ne yapacak?" Orta Doğu’daki kısmi istikrara ve Hürmüz Boğazı’nın sınırlı da olsa trafiğe yeniden açılmasına değinen Başbakan, bu karmaşık arka plan altında NATO müttefikleriyle Ankara’da buluşmanın tarihi bir önem taşıdığını ifade etti.
İsveç’in Ankara Ajandası: Üç Ana Sütun
Stockholm yönetiminin NATO Genel Sekreteri ile tam bir uyum içinde olduğunu belirten Kristersson, Ankara’daki müzakere masasında odaklanacakları 3 temel stratejik önceliği şu şekilde sıraladı:
Yük Paylaşımı: Müttefiklerin gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini savunmaya ayırması yönündeki taahhüdün 2030 yılına kadar eksiksiz uygulanması.
Güçlü Savunma Sanayisi: İttifak içinde daha dirençli ve kendi kendine yetebilen bir Avrupa askeri sütununun inşa edilmesi.
Ukrayna'ya Uzun Vadeli Güvence: Kiev yönetimine sağlanacak askeri ve mali yardımların uzun vadeli bir sisteme oturtulması.
Ukrayna’ya verilen desteğin İsveç için bir lütuf değil, Avrupa güvenliğine yapılan doğrudan bir yatırım olduğunu söyleyen Kristersson, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin zirvenin ilk günündeki akşam yemeğine katılacak olmasının müttefiklerin birliği açısından "güçlü bir mesaj" olacağını kaydetti.
"NATO, İsveç’in Elleriyle İnşa Ediliyor"
İsveç’in mühendislik gücünü askeri kabiliyetleriyle birleştirdiğini belirten Başbakan Kristersson, son dönemde savunma sanayisi ihracatında yüzde 70’lik devasa bir artış yakaladıklarını açıçladı. Ukrayna’ya yeni nesil Gripen savaş uçakları, Polonya’ya gelişmiş denizaltılar sattıklarını ve Kanada ile hava savunma sistemleri üzerine masada olduklarını belirten Başbakan, "NATO kendi savunmasını yeniden yapılandırırken, bu süreç artık büyük oranda İsveç’in elleriyle inşa ediliyor. Savunma sanayisi artık sürdürülemez bir alan değil, aksine coğrafyamızda demokrasiyi korumanın en temel kaynağıdır" dedi.
Kritik Konsey Toplantıları Kapıda
İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard ise Ankara’daki zirvenin yalnızca liderler düzeyinde kalmayacağını, dışişleri ve savunma bakanlarının katılımıyla yoğun bir diplomasi trafiğine sahne olacağını belirtti.
Ankara’da, Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kallas’ın da yer alacağı NATO-Ukrayna Konseyi formatında bir araya geleceklerini belirten Stenergard, aynı zamanda Körfez ülkelerini kapsayan "İstanbul İşbirliği Girişimi" ortaklarıyla da kritik temaslar gerçekleştireceklerini müjdeledi. Ukrayna’nın sahada sergilediği inovasyon yeteneği ve savaş tecrübesinin tüm ittifak için ders niteliğinde olduğunu aktaran Stenergard, Ukrayna'nın tüm Avrupa'nın güvenliği için hayati bir siper olduğunu sözlerine ekledi.