"Engellerseniz Karşılık Veririz!"
Körfez bölgesinde sular yeniden ısınıyor. Küresel enerji ticaretinin en kritik arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasında yeni bir diplomatik bilek güreşine sahne oluyor. Bahreyn’in başkenti Manama’da gerçekleştirilen Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Toplantısı’nın ardından kameraların karşısına geçen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Tahran yönetimine net mesajlar gönderdi.
Rubio, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin engellenmesi durumunda Washington’ın sessiz kalmayacağını ilan etti.
"Hürmüz’de Mutabakat İhlaline Karşılık Verilecek"
Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerini yakından takip ettiklerini belirten ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı'ndaki serbest geçiş rejiminin kırmızı çizgileri olduğunu vurguladı. Gemi geçişlerinin engellenmesi yönündeki olası adımların, İran ile varılan mutabakat zaptının doğrudan ihlali anlamına geleceğini söyleyen Rubio, "Bu durum büyük bir sorun yaratır ve ABD olarak buna gereken karşılığı veririz" dedi.
Son dönemde gündeme gelen Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alınması senaryolarına da değinen Rubio, bölge ülkelerinin bu konuda tek ses olduğunu ifade etti. Başta Umman olmak üzere hiçbir Körfez ülkesinin böyle bir haraç mekanizmasını desteklemediğini belirten Bakan, küresel ticaretin aksatılmasına izin vermeyeceklerinin altını çizdi.
Masadaki Şart: Vekil Güçlerin Fonlanması Durdurulacak
ABD’nin İran ile diplomatik kanalları tamamen kapatmadığını ve yeni bir anlaşmaya istekli olduğunu kaydeden Rubio, buna karşın Washington'ın şartlarının esnetilemez olduğunu duyurdu. Yapılacak herhangi bir anlaşmanın, bölgedeki müttefiklerinin güvenliğini riske atmayacağını belirten ABD’li Bakan, petrol gelirlerinin vekil güçleri silahlandırmak için kullanılması durumunda masanın devrileceğini şu sözlerle ifade etti:
"İran, petrol gelirlerini bölgedeki istikrarsızlığı körükleyen vekil güçlerini fonlamak için kullanırsa, herhangi bir anlaşmanın yapılması söz konusu bile olamaz."
Tahran ile Sahnede Diplomasi Trafiği
İran’ın mevcut idari yapısının radikal unsurlara dayandığını hatırlatan Rubio, buna rağmen Tahran’da diplomatik çözüme daha yatkın isimlerin de bulunduğunu kaydetti. İran siyasetindeki bu ayrışmayı takip ettiklerini belirten Rubio, "Siyasi kesimlerde daha esnek ve bizimle çalışmaya daha istekli görünen bazı kesimler var. Biz de bu aktörlerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz" diyerek kapalı kapılar ardındaki diplomasi trafiğini de teyit etti.
Bölgesel istikrar için diplomasi trafiğini sıklaştıran ABD yönetimi, Lübnan ile İsrail arasında yürütülen müzakerelerde de olumlu aşamalar kaydedildiğini ve bu ilerlemenin kalıcı bir barışa tahvil edilmesini umduklarını belirterek Körfez'deki koruyucu rolünün devam edeceği mesajını verdi.