Business Ekonomi Dünya Kıbrıs diplomasisinde yeni dönem: İki egemen devlet vurgusu ABD başkentini salladı

Kıbrıs diplomasisinde yeni dönem: İki egemen devlet vurgusu ABD başkentini salladı

ABD temasları kapsamında Türk gazetecilerle bir araya gelen KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinde federasyon devrinin tamamen kapandığını belirterek, "Çözüm ancak iki egemen ve eşit devlet esasına dayanabilir" mesajını verdi.

Kıbrıs diplomasisinde yeni dönem: İki egemen devlet vurgusu ABD başkentini salladı

BM Genel Kurulu temaslarının ardından Washington’a geçen KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin çözümünde federasyon tezlerinin artık geçerliliğini yitirdiğini söyledi. Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının "iki komşu egemen eşit devlet" çizgisinden geri adım atmayacağını ilan etti.

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul çalışmaları dolayısıyla New York’ta yürüttüğü diplomasi trafiğinin ardından ABD başkenti Washington’a geçen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türk basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Kıbrıs meselesinde uluslararası toplumun çifte standartlı yaklaşımının sürdüğünü ifade eden Ertuğruloğlu, mevcut statükonun ana sorumlusunu Batı’nın hatalı kararları olarak gösterdi.

"Sorunun Kaynağı BM ve AB'nin Tarihi Hatalarıdır"

Kıbrıs sorununun temelinde asimetrik bir yaklaşım yattığına dikkati çeken Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Rum tarafının hak etmediği halde "devlet" kabul edildiğini, KKTC Türklerinin ise haksız biçimde "toplum" statüsüne indirgenmeye çalışıldığını vurguladı.

Sorunun kökenlerinin tarihsel süreçte yatmakta olduğunu belirten Ertuğruloğlu, BM Güvenlik Konseyi’nin 1964 yılındaki kararlarını ve Avrupa Birliği’nin (AB) 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) hukuksuz şekilde bünyesine katmasını eleştirdi. Ertuğruloğlu, uluslararası aktörlerin bu yaklaşımı terk etmediği sürece masada federasyon arayışının bir anlam ifade etmediğini dile getirdi.

"Türkiye Olmasaydı Ada Girit’e Dönüşürdü"

Mevcut tablonun ancak Türkiye’nin kararlı ve sarsılmaz desteğiyle aşılabileceğini belirten Ertuğruloğlu, stratejik iş birliğinin önemine dikkat çekti:

"Bu mücadele uzun soluklu bir süreçtir. Çok şanslıyız ki arkamızda ana vatan Türkiye gibi son derece güçlü bir irade var. Eğer Türkiye’nin Ada üzerindeki kararlı ve caydırıcı duruşu olmasaydı, Kıbrıs Türkü’nün varlığına son verilir ve Ada adeta ikinci bir Girit’e dönüştürülürdü. Ankara’nın küresel etkisi sayesinde bugün uluslararası aktörlerle doğrudan muhatap olabiliyoruz."

"Mevcut Durum De Facto Çözümdür"

Dış politikada varılan noktanın nihai netlik kazandığını ifade eden KKTC Dışişleri Bakanı, federasyon veya Rumlarla yeniden bir ortaklık yapısı kurulması seçeneklerinin tamamen rafa kalktığını söyledi. Rum zihniyetinin değişmediğini ve Batı tarafından şımartılmaya devam ettiğini kaydeden Ertuğruloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Karşımızda geçmişten ders çıkarmayan ve tutumunu değiştirmeyen bir yapı var. Ortaklık denemesini geçmişte yaptık ve sonuçlarını acı ağır bedellerle ödedik. Artık gelinen nokta son aşamadır: İki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü. Mevcut tablo, fiili (de facto) bir çözümdür. Bizim bu çizgiden geriye tek bir adım dahi atma lüksümüz yoktur. Görevimiz KKTC’yi daha güçlü yönetmek ve ana vatanımızla tam koordinasyon halinde ilerlemektir."

Rum-İsrail İttifakına Sert Tepki ve ABD'ye Silah Eleştirisi

Bölgedeki askeri hareketliliğe ve tırmanan gerilime de değinen Ertuğruloğlu, GKRY’nin son dönemde İsrail ile yakınlaşmasını ve ABD’nin Rum tarafına yönelik silah satışı ile askeri eğitim adımlarını sert sözlerle eleştirdi.

İsrail’in Gazze’de yürüttüğü politikaları hatırlatan ve Tel Aviv’in barış yerine kriz ortamından beslendiğini belirten Ertuğruloğlu, Washington’daki muhataplarına ABD’nin GKRY’ye verdiği askeri desteği sorduklarında doyurucu bir yanıt alamadıklarını aktardı. KKTC’nin hiçbir ülkeye düşmanlık beslemediğini ancak haklarından taviz vermeyeceğini vurgulayan Bakan Ertuğruloğlu, Türkiye’nin güvencesiyle Ada’daki varlık ve hakların kararlılıkla korunmaya devam edeceğini beyan etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız