Nitelikli İş Gücü ve Genç Nüfusta "Tersine Göç" Alarmı
İsrail, uzun süredir içten içe büyüyen en büyük yapısal krizlerinden biriyle resmen yüzleşiyor. Siyasi mekanizmalardaki istikrarsızlık, toplumsal katmanlar arasındaki kutuplaşmanın keskinleşmesi ve kronikleşen güvenlik endişeleri, ülkenin en dinamik ve eğitimli kesimini radikal kararlar almaya zorluyor. İsrail Meclisi Araştırma ve Enformasyon Merkezi tarafından hazırlanan son kapsamlı rapor, ülkenin adeta bir "insan sermayesi erimesi" ve durdurulamayan bir beyin göçü kriziyle karşı karşıya kaldığını net bir şekilde ortaya koydu.
Rapordan sızan en çarpıcı detay, ülkeden göç edenlerin sayısının, her ne sebeple olursa olsun geri dönen İsrail vatandaşlarının sayısını katbekat aşmış olması. Üstelik bu gidiş, geçici bir seyahat veya eğitim trendi olmanın çok ötesinde, kalıcı bir yerleşim stratejisine dönüşmüş durumda.
Genç ve Üretken Nüfus Gemileri Yaktı
Araştırmanın demografik kırılımları incelendiğinde, tehlikenin boyutu daha da netleşiyor. 2022 yılından bu yana İsrail’i terk ederek başka ülkelere yerleşen nüfusun neredeyse yarısını, ekonominin ve üretimin can damarı sayılan 20 ila 44 yaş grubundaki genç yetişkinler oluşturuyor. Bu yaş grubunun toplam ülke nüfusu içindeki payının düşüklüğü göz önüne alındığında, göç edenler arasındaki ağırlığı İsrail'in gelecekteki iş gücü, üretim potansiyeli ve ekonomik sürdürülebilirliği için çok ciddi bir tehdit sinyali veriyor.
Teknoloji ve inovasyon odaklı büyüme modeline sahip olan İsrail ekonomisi için bu genç kaçışı, çarkların dönmesini zorlaştıracak bir dönüm noktası olarak yorumlanıyor.
Doktoralı Göçünde Korkutan Tablo
Raporda "yapısal tehlike" başlığı altında incelenen en kritik veri ise eğitimli ve akademik düzeydeki nüfusun göç etme hızı oldu. Veriler, sıradan bir vatandaşın göç etme eğiliminden ziyade, elit bir eğitim kademesinin ülkeyi terk ettiğini gösteriyor:
Yurt dışına kalıcı olarak yerleşen İsraillilerin yüzde 3,7'si doktora derecesine sahip. Bu oran, ülke genelindeki doktoralı nüfus oranı olan yüzde 0,8'in neredeyse 5 katına denk geliyor.
Geleceğin dünyasını şekillendirecek stratejik alanlarda gidişat daha da vahim: Bilgisayar bilimlerinde doktora yapanların yüzde 22'si, matematik dehalarının dörtte biri, genetik uzmanlarının yüzde 19'u ve fizikçilerin yüzde 17'si son yıllarda İsrail'deki kariyerlerini sonlandırıp yurt dışına taşındı.
Göç Dalgasında Tarihi Rekor
İsrail Merkez İstatistik Bürosu’nun geçmiş yıllara ait verileriyle kıyaslandığında, yaşanan kaçışın dönemsel değil, hızla büyüyen bir çığ olduğu görülüyor.
2021 yılına kadar İsrail'den yurt dışına göç edenlerin yıllık ortalaması 40 bin 500 seviyelerindeyken, siyasi krizlerin ve toplumsal gerilimlerin tırmandığı 2022 yılında bu sayı 59 bin 400’e fırladı. Krizin zirve yaptığı 2023 yılında ise 82 bin 800 kişi ülkeyi terk ederek tarihi bir rekora imza attı. Takip eden 2024 yılında bu rakam ufak bir düşüşle 69 bin 500 olarak kayıtlara geçse de pandemi öncesi normların ve kabul edilebilir sınırların çok üzerinde seyretmeye devam etti.
Madalyonun diğer yüzünde ise geri dönüşlerdeki dramatik azalma var. Eskiden yurt dışından ülkesine dönen İsraillilerin sayısı yıllık ortalama 24 bin 450 civarındayken, bu sayı 2024 itibarıyla 18 bin 800'e kadar geriledi. Yani gelen azalırken, gidenler durdurulamıyor.
"Hükümetin Stratejik Planı Yok, İnsan Sermayesi Heba Ediliyor"
İsrail kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu rapor, siyaset arenasındaki eleştirileri de alevlendirdi. Ülkenin köklü gazetelerinden Yedioth Ahronoth'a konuşan Meclis Göç, Entegrasyon ve Diaspora İşleri Komisyonu Başkanı Gilad Kariv, devlet organlarının bu büyük demografik tehlike karşısında tamamen hazırlıksız ve plansız olduğunu söyledi.
Kariv, hükümetin içine düştüğü yönetim zafiyetini şu sert sözlerle özetledi:
"Görevi devraldığımda bu devasa krizle hangi bakanlığın, hangi birimin ilgilendiğini tespit etmek istedim. Şok edici bir gerçekle karşılaştım: İsrail'den kaçışı koordine eden, verileri izleyen ya da bu gidişatı tersine çevirmek için kafa yoran tek bir hükümet birimi veya stratejik eylem planı yok. Yarının bilim insanları, yarının teknoloji girişimcileri, toplumdaki nüfus ağırlıklarının çok ötesindeki oranlarla bu ülkeyi terk ediyor. İsrail’in en büyük gücü olan insan sermayesi göz göre göre heba ediliyor. Bu durum, bu ülkenin yarınları için doğrudan, net bir stratejik tehdittir."