Lübnan’da Ateşkes Gölgesinde İhlaller Sürüyor
Uluslararası kamuoyunun arabuluculuğuyla yürütülen yoğun diplomatik trafiğe ve Washington’da imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen, Ortadoğu sahında silahlar tam anlamıyla susmuş değil. İsrail ordusu, varılan mutabakatları ve ilan edilen ateşkes sürecini göz ardı ederek Lübnan topraklarına yönelik askeri operasyonlarına hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Lübnan’ın güney hatlarında gerçekleşen hava saldırıları ve sıcak çatışma hareketliliği, bölgedeki kırılgan barış umutlarına gölge düşürdü.
İHA’lar ve Ağır Silahlar Devrede: Mansuri Beldesi Hedefte
Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı saha raporlarına göre, İsrail ordusuna ait insansız hava araçları (İHA), güneydeki stratejik öneme sahip Sur kentine bağlı Mansuri beldesini havadan hedef aldı. Hava bombardımanının yarattığı hasar ve can kaybına ilişkin henüz net bir bilanço paylaşılmazken, saldırının ateşkes sürecinin hemen ardından gelmesi dikkat çekti.
Sahadaki ihlaller sadece hava harekatlarıyla sınırlı kalmadı. Güney Lübnan sınır hattında konuşlu bulunan İsrail kara unsurları, Nebatiye bölgesine bağlı Hadasa, Kuneyn ve Tayri beldelerini ağır otomatik silahlarla yaylım ateşine tuttu. Yaşanan bu sıcak dakikalar, bölge sakinleri arasında büyük paniğe neden oldu.
Kayıp Vatandaşlar Ölü Bulundu
Diplomatik müzakerelerin yürütüldüğü sırada kayıplara karışan Lübnan vatandaşlarıyla ilgili de dramatik gelişmeler yaşanıyor. Washington’da imzalanan son çerçeve anlaşmasından bu yana Nebatiye kırsalında kendilerinden haber alınamayan sivillerin izine ulaşıldı. Yapılan arama kurtarma çalışmaları neticesinde 3 sivilin cansız bedenine ulaşılırken, bir vatandaş ise ağır yaralı olarak kurtarıldı.
Sur kentindeki bir hastaneye ivedilikle kaldırılan yaralının, geçirdiği ağır travma ve yaralanmalar nedeniyle ameliyata alındığı ve bir bacağının ampute edildiği öğrenildi. Hayatını kaybeden ve yaralanan sivillerin, İsrail güçlerinin tam olarak ne zaman gerçekleştirdiği bilinmeyen hangi saldırısına maruz kaldıkları ise gizemini koruyor.
Savaşın Gölgesinde Kronolojik Diploması Trafiği
Mart ayının başından bu yana Lübnan genelinde yoğun bir askeri yıpratma stratejisi izleyen İsrail, ülkenin güneyindeki pek çok yerleşim yerini işgal altına almıştı. Bu süreçte Lübnan hükümeti, bombardımanlar ve işgal nedeniyle yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurmuştu.
Krizin derinleşmesi üzerine uluslararası aktörler devreye girmiş ve Nisan ayında geçici olarak başlatılan ateşkes süreçleri kademeli olarak uzatılmıştı. Mayıs ayında atılan adımların ardından, Haziran ayında Pakistan’ın arabuluculuğunda ABD ve İran arasında yürütülen görüşmeler sonucunda 14 maddelik kapsamlı bir mutabakat metni üzerinde uzlaşı sağlanmıştı. En nihayetinde Haziran ayının son günlerinde taraflar doğrudan müzakerelerin 5. turunda çerçeve anlaşmasına imza atmıştı. Ancak sahadan gelen son veriler, masada varılan mutabakatların sahada karşılık bulmakta zorlandığını bir kez daha gözler önüne seriyor.