Dünya genelinde etkisini artıran küresel iklim düzensizlikleri, insan yaşamını doğrudan tehdit eden boyutlara ulaştı. ABD merkezli Chicago Üniversitesi çatısı altında faaliyet gösteren Climate Impact Lab uzmanları tarafından hazırlanan son rapor, aşırı sıcakların önümüzdeki dönemde sebep olacağı ağır bilançoyu gözler önüne serdi. Araştırmadaki simülasyonlara göre, El Niño etkisiyle tırmanan sıcaklık dalgaları önümüzdeki 9 ay içerisinde 451 bin insanın hayatını kaybetmesine yol açabilir.
Kuraklık, Gıda Krizleri ve Enerji Çöküşü
Geliştirilen iklim modelleri, yüksek sıcaklıkların yalnızca bir termometre artışından ibaret kalmadığını, doğrudan domino etkisi yaratan bir krizler silsilesine dönüştüğünü gösteriyor. Hazırlanan raporda; El Niño’nun tetiklediği aşırı sıcak dalgalarının orman yangınlarını körüklediği, tatlı su kaynaklarını hızla tükettiği ve tarımsal rekolteyi düşürerek gıda güvensizliğini tırmandırdığı vurgulandı. Öte yandan, yükselen enerji maliyetlerinin de krizin insani boyutunu ağırlaştırdığına dikkat çekildi.
En Ağır Faturayı Düşük Gelirli Bölgeler Ödeyecek
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri ise iklim krizindeki adaletsizlik oldu. Aşırı sıcaklara karşı altyapı ve sağlık imkanları yetersiz olan yoksul coğrafyaların, bu süreçte en yüksek hayati riski taşıdığı belirtildi.
İklim krizinin en acı bilançosuyla yüzleşmesi beklenen bölgelerin başında Sahra Çölü çevresindeki ülkeler geliyor. Rapora göre bu bölgede sıcaklığa bağlı ölümlerin 66 bin 800 sınırına dayanabileceği öngörülüyor. Sahra altı Afrika'yı ise yoğun nüfusları ve yetersiz altyapılarıyla bilinen Güney ve Güneydoğu Asya bölgeleri takip ediyor.
El Niño Nedir, Küresel İklimi Nasıl Etkiliyor?
Meteoroloji biliminde ekvatoral Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerindeki deniz yüzeyi sularının mevsim normallerinin üzerinde ısınmasıyla tanımlanan El Niño, atmosferik sirkülasyonu bozarak tüm dünyada aşırı hava olaylarına zemin hazırlıyor. Uzmanlar, küresel ölçekte acil uyum stratejileri geliştirilmediği takdirde, önümüzdeki yıllarda sıcaklık kaynaklı can kayıplarının çok daha ağır seviyelere ulaşabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.