Business Ekonomi Dünya Dünyanın gözü bu toplantıda: BM İnsan Hakları Konseyi 62. kez toplandı

Dünyanın gözü bu toplantıda: BM İnsan Hakları Konseyi 62. kez toplandı

BM İnsan Hakları Konseyinin 62. Oturumu Cenevre'de başlarken, Yüksek Komiser Volker Türk küresel ölçekte uluslararası hukuka yapılan ağır saldırılara dikkat çekti; ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşılarken, Gazze ve Batı Şeria'daki hak ihlalleri nedeniyle İsrail'e sert tepki gösterdi.

Dünyanın gözü bu toplantıda: BM İnsan Hakları Konseyi 62. kez toplandı
KAYNAK: (AA)

Cenevre'de Adalet Masası

Uluslararası toplumun gözü, küresel hak ihlallerinin, savaşların ve diplomatik krizlerin kapsamlı şekilde masaya yatırılacağı İsviçre’ye çevrildi. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyinin 62. Dönem Oturumu, Cenevre'de gerçekleştirilen resmi açılış liderliğinde çalışmalarına başladı. Oturumun açılış hitabını gerçekleştiren BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dünya genelinde insanlığın onurunu ve güvenliğini tehdit eden çok boyutlu krizlere karşı küresel bir duruş sergilenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Küresel Hukuk Sistemine Eşi Benzeri Görülmemiş Saldırı

Konuşmasında dünya genelindeki insan hakları manzarasının endişe verici boyutlara ulaştığını ifade eden Yüksek Komiser Volker Türk, modern hukuk düzeninin temel taşlarına yönelik ağır bir taarruz yaşandığını belirtti. Türk, "Uluslararası hukuka karşı gerçekleştirilen ve eşi benzeri görülmemiş bu saldırılar, dünya genelinde korkunç insani trajedileri beraberinde getiriyor. Bu gayrimeşru yönelimleri her platformda açıkça seslendirmeli, kontrol altına alarak tamamen sonlandırmak adına kolektif bir çaba ortaya koymalıyız" ifadelerini kullandı. İnsan hakları mekanizmalarının her gün milyonlarca birey için bir koruma kalkanı olduğunu hatırlatan Türk, adalet tesis edilmeden kalıcı barışın sağlanamayacağını vurguladı.

G7 Liderlerine Çağrı ve ABD-İran Barış Çerçevesine Destek

Volker Türk, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde eş zamanlı olarak bir araya gelen G7 liderlerine de önemli bir mesaj gönderdi. Küresel güçlerin insan haklarını ajandalarının tam merkezine alması gerektiğini söyleyen Türk, bu yaklaşımın küresel istikrar ve ilerleme için itici bir güç olacağını belirtti.

Konuşmasında diplomatik gelişmelere de değinen Yüksek Komiser, Washington ve Tahran yönetimleri arasında sağlanan son uzlaşıya dikkat çekti. ABD ile İran'ın; kalıcı bir ateşkesi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticari trafiğe açılmasını ve kapsamlı müzakerelerin devamını öngören barış çerçevesi üzerinde mutabık kalmalarından büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Bölgedeki derin fikir ayrılıklarının askeri metotlarla çözülemeyeceğinin zaman içinde kanıtlandığını dile getiren Türk, İsrail ve ABD'nin daha önce İran'a yönelik gerçekleştirdiği ve sivil ölümlerine yol açan güç kullanımını ise net bir dille kınadı. Türk ayrıca, 28 Şubat tarihinde İran'ın Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen trajik saldırıya dair ABD tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçlarının derhal şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması talebini yineledi.

Filistin’deki İnsani Dram ve Yasa Dışı Sürgün Planları

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin hitabındaki en geniş ve sert başlıklardan biri ise Orta Doğu’da süregelen işgal ve hak ihlalleri oldu. Gazze'de Ekim 2025'te ilan edilen ateşkesten bu yana geçen süreçte, İsrail güçleri tarafından çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık 1000 Filistinlinin katledildiğini açıklayan Türk, Tel Aviv yönetiminin sivilleri insani yardımlardan mahrum bırakarak giderek daralan ve sıkışan alanlara mahkum ettiğini belirtti.

İşgal altındaki Batı Şeria'da da durumun vahametini koruduğunu aktaran Türk, İsrailli yetkililerin ve yasa dışı yerleşimcilerin toprak gasbını, yıkımları ve ilhak sürecini hızlandırdığına dikkat çekti. Yılbaşından bu yana Batı Şeria’da 57 kişinin hayatını kaybettiğini, 1300’e yakın kişinin yaralandığını ve yüzlerce Filistinlinin gözaltına alındığını hatırlatan BM yetkilisi, bölgede 23 yeni toprak müsadere emrinin yürürlüğe konduğunu paylaştı. Bazı üst düzey İsrailli siyasetçilerin, Filistinlilerin Gazze’den tamamen çıkarılması ve bağımsız bir Filistin Devleti ihtimalinin ortadan kaldırılması yönündeki beyanatlarına tepki gösteren Türk, "Tüm bu girişimler ve açıklamalar uluslararası hukuka göre tamamen yasa dışıdır. Küresel aktörler, Gazze'deki acıların son bulması, kalıcı barışın tesisi ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi için baskıyı artırmalıdır" dedi.

Cenevre'de başlayan küresel insan hakları diplomasisinin bu yoğun ve kritik oturumu, 7 Temmuz tarihine kadar diplomatik paneller ve komite çalışmalarıyla devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız