Türkiye ekonomisinin kalbini oluşturan sanayi sektörü, küresel piyasalardaki korumacı rüzgarlara ve jeopolitik belirsizliklere rağmen üretim hacmini artırmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan nisan ayı verileri, sanayi çarklarının Ağustos 2025'ten bu yana en yüksek yıllık artış hızına ulaştığını ortaya koydu. Nisan ayında sanayi üretim endeksi, aylık bazda yüzde 3,7, yıllık bazda ise yüzde 6’lık net bir büyüme performansı sergiledi.
İmalat ve Yüksek Teknoloji
Nisan ayında kaydedilen bu dikkat çekici performansta en büyük pay, sanayinin sürükleyici gücü olan imalat sektörüne ait oldu. İmalat sanayisi, toplam endeks değişimine tek başına 6,1 puanlık devasa bir katkı sağladı. Sektörün niteliksel dönüşümünü gözler önüne seren en çarpıcı veri ise teknoloji cephesinden geldi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın da işaret ettiği üzere, yüksek teknoloji grubundaki üretim nisan ayında yıllık yüzde 36,8 gibi rekor bir sıçrama gerçekleştirdi.
"Yüksek Teknoloji İkinci Çeyrek Büyümesini Sırtlayacak"
Açıklanan verilerin makroekonomik etkilerini değerlendiren İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, küresel arenadaki "Trump tarifeleri" ve bölgesel savaş senaryolarına rağmen elde edilen bu başarının stratejik değerine vurgu yaptı. Toplam sanayi artışının yarısından fazlasının orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretimden kaynaklandığını belirten Şener, şu analizi paylaştı:
"Sermaye malları üretimindeki yüzde 20’ye yaklaşan artış, sanayicinin yatırıma devam ettiğinin en somut kanıtıdır. Dış pazarları daraltan küresel risklere rağmen yüksek teknolojili üretimin kesintisiz büyümesi, geleceğe yönelik beklentileri güçlendiriyor. Nisan ayında yakalanan bu güçlü ivmenin mayıs ve haziran döneminde de sürerek yılın ikinci çeyreğine ait büyüme rakamlarına doğrudan ve güçlü bir pozitif katkı sunacağını öngörüyoruz."
"Fiyatları Ateşlemeyen Sürdürülebilir Büyüme Kritik"
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta ise verilerin sanayideki toparlanmanın doğasına ilişkin çok önemli mesajlar içerdiğini belirtti. Üretim hacmindeki artışın memnuniyet verici olduğunu ifade eden Yalta, dezenflasyon sürecine de dikkat çekti:
"Nisan ayı itibarıyla sanayinin motor sesi belirgin şekilde yükselmiştir. Ancak ekonomi yönetimi için büyümenin hızı kadar kompozisyonu da hayati önem taşıyor. En sağlıklı büyüme, fiyat istikrarını bozmadan, yani enflasyonu yeniden tetiklemeden üretim kapasitesini koruyabilen büyümedir. Mevcut verilerde üretim güçlü artarken, PMI gibi öncü göstergelerde sipariş ve maliyetlerin daha dengeli gittiğini görüyoruz. Bu olumlu tablonun kalıcı bir ritme dönüşmesi için üretilen malın önümüzdeki süreçte ihracata, yeni siparişlere ve istihdam piyasasına daha fazla sirayet etmesi gerekiyor."
Gözler Düşük Teknolojili Sektörlerdeki Maliyet Baskısında
Finansman maliyetlerinin ve küresel dinamiklerin alt sektörler üzerindeki etkisine değinen Spectrum Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay İnci, yüksek teknoloji alanındaki ivmenin sevindirici olduğunu ancak tablonun tamamına bakılması gerektiğini ifade etti. Yüksek maliyetlerin düşük teknolojili sektörler üzerinde bir baskı unsuru olmaya devam ettiğini belirten İnci, şu öngörüde bulundu:
"Sanayide hızlanan çarkların yarattığı pozitif etkinin, finansman maliyetlerinin kademeli olarak gerilemesi ve paraya erişimin kolaylaşmasıyla birlikte kısa vadede düşük teknolojili sektörlere de yayılmasını bekliyoruz. Bu süreçte düşük teknolojili alanlarda da dijitalleşmenin ve teknolojinin daha etkin kullanımı, üretim süreçlerindeki verimliliği artırarak firmalarımızın küresel rekabet gücünü tahkim edecektir."