Business Ekonomi Dünya Diplomaside yeni dönem: İran ve ABD arasında kritik zirveler kapıda

Diplomaside yeni dönem: İran ve ABD arasında kritik zirveler kapıda

İran’ın BM Daimi Temsilcisi Ali Bahreini, Bürgenstock’ta atılan kritik imzaların ardından Tahran-Washington hattında teknik süreçten liderler diplomasisine geçişin sinyalini verdi.

Diplomaside yeni dönem: İran ve ABD arasında kritik zirveler kapıda
KAYNAK: (AA)

ABD-İran Hattında Yeni Diplomasi Trafiği

Küresel diplomasi trafiğinde aylardır süren gerilim yerini kritik bir diyalog zeminine bırakıyor. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ali Bahreini, Akredite Basın Mensupları Birliği (ACANU) üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Tahran ile Washington arasında kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelere dair hayati açıklamalarda bulundu. Büyükelçi Bahreini, taraflar arasındaki görüşmelerin şu an için teknik düzeyde sürdürüldüğünü ancak yakın gelecekte üst düzey delegasyonların katılımıyla yeni zirvelerin gerçekleşeceğini resmen duyurdu.

Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda Bürgenstock kasabasında yürütülen son müzakere turuna değinen Bahreini, daha önce Umman ve Cenevre’de yapılan temasların ardından patlak veren askeri gerilimlerin diplomasi zeminini zorladığını itiraf etti. ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı koymak adına Körfez’deki bazı askeri üsleri hedef almak zorunda kaldıklarını belirten Bahreini, bu durumun çatışmanın coğrafyasını genişlettiğini vurguladı.

"İsrail Mutabakatı Sabote Etmek İstedi"

Bürgenstock’ta imzalanan mutabakat zaptının hayata geçirilmesi için ön koşul niteliğinde olan maddelere dikkat çeken İranlı diplomat, özellikle Lübnan cephesindeki çatışmaların durdurulması maddesinin kritik önemde olduğunu belirtti. Bahreini sürece dair aksamaları şu sözlerle özetledi:

"Maalesef İsrail, Lübnan’a yönelik saldırılarına ısrarla devam ederek mutabakat zaptının ilk maddesini çiğnedi ve bu barışçıl süreci sabote etmeye çalıştı. Bu durum müzakerelerin başlama takviminde ciddi gecikmelere yol açtı. Ancak gelinen noktada Lübnan’da tesis edilen kırılgan ateşkesin sürüyor olması, diplomatik kanalları yeniden açmamızı sağladı."

Lübnan’ın toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin tartışmasız bir kırmızı çizgi olduğunu ifade eden Büyükelçi, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Hürmüz Boğazı’nda 60 Günlük Serbest Dönem ve Petrol Muafiyeti

Ekonomik ve lojistik denklemleri değiştirecek en somut gelişme ise Hürmüz Boğazı ve enerji nakil hatları üzerinde yaşanıyor. Mutabakat uyarınca stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın 60 gün boyunca ticari gemilerin geçişine tamamen açık olacağını belirten Bahreini, bu süreçte herhangi bir geçiş ücreti veya engelleme uygulanmayacağını taahhüt etti.

Eş zamanlı olarak ABD tarafından İran petrolü ve petrokimya ürünlerinin küresel pazara arzı için sağlanan 60 günlük muafiyetin yürürlüğe girdiğini açıklayan İranlı diplomat, bu hamlenin dünya enerji piyasalarındaki arz sıkıntısını hafifleteceğini savundu. Söz konusu muafiyetlerin; satış, bankacılık işlemleri ve lojistik ağları kapsayacak şekilde geniş bir çerçevede uygulandığı belirtildi.

Yaptırımlar ve Nükleer Süreç İçin İki Ayrı Çalışma Grubu

Görüşmelerin kurumsal bir çerçeveye oturtulması amacıyla yakın zamanda iki kritik çalışma grubunun faaliyete geçmesi bekleniyor. Teknik heyetlerin Bürgenstock’ta yaptığı son toplantıda detaylandırılan plana göre:

Birinci Çalışma Grubu: İran üzerindeki tüm ekonomik ve ticari yaptırımların kaldırılmasına odaklanacak.

İkinci Çalışma Grubu: İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin teknik başlıkları masaya yatıracak.

Çalışma gruplarında yalnızca ABD, İran ve arabulucu ülkeler olan Katar ile Pakistan yer alacak. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ise masada doğrudan üye olarak bulunmayacak, ancak ihtiyaç duyulan aşamalarda teknik tavsiye mekanizması olarak sürece dışarıdan katkı sunacak.

Varlıkların Kontrolü ve Bölgesel Güvenlik Mesajları

Mutabakat zaptının 11. maddesi uyarınca İran’ın dünya genelinde dondurulmuş olan mali varlıklarının serbest bırakılması sürecinin başladığını doğrulayan Bahreini, Washington’dan gelen "bu kaynakların ABD tarım ürünleri alımında kullanılacağı" yönündeki açıklamalara mesafeli yaklaştı. Serbest kalan milyarlarca dolar üzerinde karar verme yetkisinin yalnızca Tahran’a ait olduğunu vurgulayan Büyükelçi, üçüncü ülkelerin bu kaynakların tasarrufu üzerinde söz hakkı bulunmadığını ifade etti.

Bölgesel güvenlik konusunda komşu Körfez ülkelerine de net mesajlar gönderen Bahreini, bazı komşu toprakların geçmişte ABD tarafından İran’a yönelik saldırılarda üs olarak kullanılmasının üzüntü verici olduğunu söyledi. "Biz dostuz ve bu coğrafyada birlikte yaşamak zorundayız" diyen Bahreini, dış müdahaleler yerine bölge ülkelerinin kendi aralarında kuracağı ortak bir güvenlik ve ekonomik refah mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Sahadaki Siyasi Baskı Yeşil Sahaya Da Yansıdı

Büyükelçi Bahreini, diplomatik gerilimlerin spora alet edilmesinden duyduğu rahatsızlığı da gizlemedi. 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılan İran Milli Futbol Takımı’nın ABD’ye girişinde ve hazırlık sürecinde karşılaştığı bürokratik zorlukları hatırlatan diplomat, "ABD’nin sporu siyasi bir baskı aracı olarak kullanmasını şiddetle protesto ediyoruz. Takımımıza her türlü zorluğu çıkardılar ancak oyuncularımız sahada en iyi cevabı vererek harika bir performans sergiledi" diyerek sözlerini noktaladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız