Rusya-Ukrayna Savaşı'nın kıskacındaki küresel diplomasi hattında bu kez Seul ile Kiev karşı karşıya geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kürsüsünden yaptığı açıklamalar, Seul yönetiminde adeta deprem etkisi yarattı. İki ülke arasında yürütülen hassas bir operasyonun kamuoyuna sızdırıldığını savunan Güney Kore, Kiev yönetiminin tutumunu değiştirmemesi halinde radikal adımlar atacağını ilan etti.
BM Kürsüsündeki İtiraf Krizin Fitilini Ateşledi
Tansiyonu yükselten süreç, Zelenskiy'nin BM'de yaptığı konuşmada, 2025'in başlarında Rus safında savaşırken yakalanan iki Kuzey Koreli askerin Güney Kore'ye nakledildiğini açıklamasıyla başladı. Seul yönetimi, esir askerlerin transferiyle ilgili sürecin iki ülke arasındaki kapalı kapılar arkasında varılan strictly gizlilik protokolüne tabi olduğunu hatırlattı. Açıklamanın ardından harekete geçen Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın Seul Büyükelçiliği Maslahatgüzarı'nı bakanlığa çağırarak resmi tepkisini iletti.
"Gerçeği İnkar Etmek Özrü İmkansız Kılıyor"
Konuya ilişkin kişisel sosyal medya hesabından sert bir değerlendirmede bulunan Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Kiev'in tavrını eleştirdi. Ukrayna tarafının "arada herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığı" yönündeki açıklamalarına tepki gösteren Lee, bu yaklaşımın Seul'ü asılsız beyanda bulunmakla itham etmek anlamına geldiğini kaydetti. Lee, "Ukrayna gerçeği inkar etmeyi ve resmi bir özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürse Seul, ek önlemler alacaktır." diyerek net bir uyarıda bulundu.
"Kore Yarımadası'nda Savaş Çıkarma Çabası"
Ukrayna'nın takındığı tutumu sert sözlerle eleştiren Devlet Başkanı Lee, Kiev yönetimini bölgesel dengeleri tehlikeye atmakla suçladı. Güney Kore’nin haklı taleplerine yanıt vermek yerine Kiev’in bölgedeki olası askeri çatışma risklerini gündeme getirdiğini ifade eden Lee, Ukrayna'nın Kore Yarımadası'nda yapay bir gerilim ve savaş iklimi yaratmaya çalıştığını öne sürdü.
Durumun ulusal onur meselesi haline geldiğini vurgulayan Lee, "Bu, Güney Kore halkının ve ülkemizin haysiyetiyle doğrudan ilgili bir konudur; dolayısıyla böyle bir ihlal karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir." ifadeleriyle Seul'ün kararlılığını tekraren ortaya koydu.