Doğal Gaz Depolarında Tarihi Açık
Küresel enerji piyasalarında gözler bir kez daha Avrupa’ya çevrildi. Rusya’nın önde gelen enerji devi Gazprom tarafından yapılan son analizler, Avrupa genelindeki yer altı doğal gaz depolarının kış sezonuna hazırlık sürecinde ciddi bir tıkanma yaşadığını ortaya koydu. Kıtadaki depolama faaliyetlerinde gözlenen açık, geçmiş yılların ortalamalarını geride bırakarak alarm verici seviyelere ulaştı.
Aşırı Sıcaklar Enjeksiyon Sürecini Yavaşlattı
Gazprom’un resmi verilerine dayandırılan bilgilere göre, Avrupa’da son dönemde etkisini hissettiren ekstrem sıcak hava dalgaları enerji altyapısını olumsuz etkiliyor. Yüksek sıcaklıklar nedeniyle soğutma sistemlerine yönelik elektrik talebi tavan yaparken, bu durum yer altı tesislerine doğal gaz pompalanması (enjeksiyon) sürecini ciddi oranda yavaşlattı. Şirket, Avrupa’nın kışa yönelik en önemli güvencesi olan yer altı stoklarında, önceki dönemlerle kıyaslanamayacak büyüklükte bir tedarik açığı oluştuğuna dikkat çekti.
Son 5 Yılın En Düşük Doluluk Oranı
Resmi istatistikler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. 27 Haziran itibarıyla Avrupa’daki depolarda bulunan mevcut gaz miktarı, geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında tam 9,7 milyar metreküp daha geride kaldı. Yüzde 16,7’lik bir erimeye karşılık gelen bu düşüş, kıtadaki toplam doluluk oranının son 5 yılın en kötü performansını sergilemesine yol açtı. Gazprom yetkilileri, "Avrupa'nın yer altı doğal gaz depolarını tahkim etme hızı düşerken, mevcut açık her geçen gün daha da derinleşiyor" uyarısında bulundu.
Küresel Çatışmalar ve Yaptırımlar Tedarik Zincirini Kırdı
Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı bu enerji darboğazı sadece iklim koşullarıyla sınırlı değil. Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve çatışmalar, küresel gaz fiyatlarını yukarı yönlü tetiklerken Körfez ülkelerinden Avrupa’ya yönelik sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarında da ciddi lojistik aksamalara neden oluyor. Ukrayna savaşı sonrası Rusya’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle Moskova'dan boru hatlarıyla gelen gaz akışının zaten minimum seviyelere inmiş olması, Avrupa’nın alternatif kaynak arayışını ve kışa hazırlık stratejisini adeta bir çıkmaza sürüklüyor.