İmzaların Ardından Silahlar Yeniden Devrede
Washington'da diplomatik çabalarla sağlanan mutabakatın üzerinden çok kısa bir süre geçmişken, Lübnan’ın güney sınırından yeniden patlama ve siren sesleri yükselmeye başladı. Bölgede haftalardır süren diplomatik trafiğin ardından sağlanan kırılgan barış ortamı, sahada karşılıklı suçlamalar ve askeri hareketlilikle test ediliyor. Hizbullah, İsrail ordusunun ateşkes hükümlerini hiçe sayarak güneydeki yerleşim birimlerini ve altyapıyı hedef alan yoğun operasyonlar gerçekleştirdiğini ilan etti.
Güney Lübnan'da Hava Saldırıları ve Patlamalar
Hizbullah tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail Silahlı Kuvvetleri'nin ateşkes rejimini doğrudan ihlal eden saldırı serisine devam ettiği öne sürüldü. Aktarılan bilgilere göre, Nebatiye kenti ile buraya bağlı Meyfedun beldesindeki stratejik yapılar hava unsurları tarafından bombalanırken, Furun beldesi ise insansız hava araçlarının (İHA) hedefi oldu. Sadece hava saldırılarıyla yetinilmediği, Bint Cubeyl ilçesine bağlı Taybe ve Haddasa beldeleri ile Sur kentinin Mecdel Zun bölgesinde bazı sivil konutların patlayıcılarla yerle bir edildiği bildirildi.
“Karşılık Verme Hakkımızı Saklı Tutuyoruz”
Sahadaki ihlalleri yakından takip ettiklerini belirten Hizbullah yönetimi, İsrail ordusunun sivil halkı sindirmeye yönelik psikolojik harp taktiklerine de başvurduğunu iddia etti. Burç Kalavay ve Beraşit bölgelerinde sivil yerleşimlerin yakınına ses bombaları atıldığı, Yukarı Nebatiye ve Kefertebnit hava sahasına ise kaynağı belirsiz şüpheli cisimler bırakıldığı ifade edildi. Yaşananları "açık bir hukuk ve mutabakat ihlali" olarak nitelendiren örgüt, "Yapılan her hamleyi kayıt altına alıyoruz. Doğacak sonuçlara karşı misilleme hakkımız saklıdır" mesajını verdi.
İsrail Ordusunun Savunması
Lübnan cenahından yükselen bu suçlamalara İsrail ordusundan yanıt gecikmedi. Tel Aviv yönetimi, gerçekleştirilen hava operasyonlarını doğrularken, hedef alınan noktaların sivil yapılar değil, Hizbullah'a ait 3 lojistik komuta merkezi ve aktif bir roket rampası olduğunu iddia etti. İsrail askeri kaynakları, söz konusu müdahalenin "güvenlik bölgesi" içerisinde konuşlu bulunan İsrail birliklerine yönelik olası tehditleri ve Hizbullah saldırılarını bertaraf etmek amacıyla "meşru müdafaa" kapsamında icra edildiğini savundu.
Diplomasinin Gölgesinde Ağır Bilanço
İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı geniş çaplı askeri operasyonlar ve işgal girişimi, geride devasa bir insani kriz bıraktı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın güncel verilerine göre çatışma sürecinde 4 bin 247 kişi yaşamını yitirirken, yerinden edilen sivillerin sayısı 1 milyonu aşmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülüğünde uzatılan geçici ateşkesler ve en son 26 Haziran'da Washington’da imzalanan resmi çerçeve anlaşması bölgeye nefes aldırmayı amaçlasa da, sahadaki son gelişmeler kağıt üzerindeki anlaşmaların kalıcılığı konusunda uluslararası kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratıyor.