Amerika Birleşik Devletleri’nde devlet kademesinin ve liderlerin güvenliğini sağlamakla görevli ABD Gizli Servisi (Secret Service), hazırlanan resmi bir denetim raporuyla tarihinin en ağır kurumsal krizlerinden biriyle yüzleşiyor. ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma, kurumun kritik koruma prosedürlerini ve operasyonel standartlarını 1991 yılından bu yana güncellemediğini ortaya koydu.
Geçtiğimiz dönemde Donald Trump’a yönelik gerçekleştirilen suikast girişimleri ve lider seyahatlerinde yaşanan acil durum protokolü değişiklikleri, dev koruma mekanizmasının ne kadar çağ dışı kaldığı tartışmalarını alevlendirdi.
Soğuk Savaş Döneminden Kalan Protokollerle Koruma
Yayımlanan inceleme raporuna göre, ABD Başkanı ve yurt dışı görevlerdeki yetkililerin emniyetine dair yürütülen koruma faaliyetlerinin önemli bir kısmı, modern dünyadaki dijital ve teknolojik tehditlerin gerisinde kalmış durumda. Özellikle insansız hava araçları (İHA) ve yeni nesil konsept tehditlere karşı mücadelenin yıllar öncesine ait ilkel sistemlerle sürdürüldüğü tespit edildi.
Devlet başkanlığı uçağı Air Force One’ın muhtemel risklere karşı şaşırtma amacıyla kullanımı ve liderlerin tahliye seyahatleri gibi kritik anlarda uygulanan metodolojinin de güncel güvenlik gereksinimlerini karşılamadığı rapordaki somut bulgular arasında yer aldı.
83 Riskli Olay Yaşandı, Ders Çıkarılmadı
Gelişen teknolojiye rağmen koruma zırhını güncellemekte isteksiz davranan kurumun geçmiş bilançosu da mercek altına alındı. Raporda, 2015 ile 2025 yılları arasında standart koruma faaliyetlerini sekteye uğratan veya risk oluşturan toplam 83 kritik güvenlik olayının meydana geldiği belirtildi.
Ancak kurum, yaşanan bu zafiyetlerin sadece 25'inin ardından sınırlı prosedür değişikliklerine gitti. Olayların büyük bölümünde "statükoyu koruma" mantığıyla hareket eden teşkilatın, neden politika değişikliğine gitmediğine dair herhangi bir resmi gerekçe veya karar belgesi tutmadığı kaydedildi. Bu durumun, yönetim kademelerinin eksik ve yetersiz bilgiyle stratejik kararlar almasına yol açtığı vurgulandı.
Kendi Mevzuatını Bile Uygulamadılar
Gizli Servis’in sadece ulusal standartları değil, kendi belirlediği iç tüzüğü de ihlal ettiği anlaşıldı. Yürürlükteki düzenlemelere göre, yeni yayımlanan her güvenlik prosedürünün en geç dört yıl içerisinde gözden geçirilip modern şartlara uyarlanması gerekiyordu. Ancak raporda, bu iç kuralın sistemli bir şekilde göz ardı edildiği ifade edildi.
İdari İzinler Yolda
Açığa çıkan operasyonel zafiyetler ve skandallar zinciri sonrasında ABD Kongresi ve denetleme organları düğmeye bastı. Geçtiğimiz günlerde yürütülen "görevi kötüye kullanma" soruşturması kapsamında, kurumun sözcüsünün de aralarında yer aldığı üç üst düzey yetkili görevden uzaklaştırılarak idari izne çıkarıldı.
Devam eden incelemelerin, ABD Gizli Servisi’nin yapısında köklü bir reform sürecini ve üst yönetimde yeni görevden almaları beraberinde getirmesi bekleniyor.