Business Ekonomi Trend Tarımda bereket yılı: Gıda enflasyonuna bolluk freni!

Tarımda bereket yılı: Gıda enflasyonuna bolluk freni!

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği, 2025-2026 sezonunda iklim şartlarının optimize gitmesiyle tarımda tarihi bir üretim artışı beklendiğini duyurdu; bu durumun gıda enflasyonunu frenlemesi öngörülüyor.

Tarımda bereket yılı: Gıda enflasyonuna bolluk freni!

Türkiye, tarımsal üretimde son yılların en verimli ve sorunsuz sezonlarından birini geride bırakmaya hazırlanıyor. İklim şartlarının üreticinin yüzünü güldürmesi, tarlalardan ve bahçelerden rekor rekolte sinyalleri gelmesini sağladı. Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği (TZYMB) Genel Başkanı Fehmi Kiraz, mevcut sezon verilerini değerlendirerek hem üreticiyi hem de tüketiciyi rahatlatacak açıklamalarda bulundu. Kiraz, özellikle meyve ve tahıl grubundaki artışın piyasadaki fahiş fiyat dalgalanmalarını engelleyeceğini vurguladı.

Doğal Afetler Teğet Geçti, Rekolte Beklentisi Katlandı

2025-2026 üretim döneminde hava sıcaklıklarının ve yağış rejiminin tarımsal ihtiyaçlarla tam uyum gösterdiğini belirten TZYMB Genel Başkanı Fehmi Kiraz, sezon boyunca ciddi bir zirai don ya da yıkıcı bir doğa olayının yaşanmamasının büyük bir avantaj olduğunu ifade etti.

Sahadan alınan fenolojik verilere göre buğdayda dekar başına 300 kilogram, arpada ise 275 kilogramın üzerinde yüksek bir verim öngörülüyor. Bu rakamlar, Türkiye genelinde buğday üretiminin 21-22 milyon ton, arpa üretiminin ise 8-8,5 milyon ton bandına ulaşacağı anlamına geliyor.

3 Milyar Dolar Ülke Ekonomisinde Kalacak

Tahıl üretimindeki bu sıçrama, sadece iç piyasayı beslemekle kalmayacak, aynı zamanda makroekonomik dengelere de doğrudan pozitif yansıyacak. Türkiye’nin her yıl dahilde işleme rejimi hariç olmak üzere buğday ve arpa ithalatı için harcadığı yaklaşık 3 milyar dolar, bu yerli üretim bolluğu sayesinde ülke kasasında kalacak.

Tezgahlarda Fiyatlar Sabitlenecek veya Gerileyecek

Haberin en çok dikkat çeken noktalarından biri de meyve, içecek ve baharat bitkileri grubunda yaşanan yüzde 57,8’lik devasa büyüme oldu. İç piyasadaki arzın bu derece artmasının gıda enflasyonu üzerinde güçlü bir fren mekanizması oluşturacağını belirten Kiraz, şunları söyledi:

"Meyvedeki bolluk, tüketiciye doğrudan fiyatların gerilemesi ya da sabit kalması olarak yansıyacaktır. Nitekim erik, nektarin ve şeftali gibi sert çekirdekli yaz meyvelerinin fiyatlarında şimdiden aşağı yönlü bir hareketlilik gözlemleniyor. Türkiye, meyve ve sebzede kendi kendine yeten ve net ihracatçı konumunda olan bir ülke. Bu potansiyeli daha da yukarı taşımak için yeni ihracat kanalları açmalı ve dış gelirlerimizi artırmalıyız."

İç Anadolu Çiftçisine "Kök Çürümesi" Uyarısı

Tarımsal üretimde genel tablonun oldukça pozitif olmasına rağmen, üreticilerin tedbiri elden bırakmaması gerekiyor. Özellikle İç Anadolu Bölgesi'nin bu dönemde yoğun yağış aldığına dikkat çeken uzmanlar; buğday ve baklagillerde kök çürümesi ile başakta dane filizlenmesi gibi risklere karşı çiftçileri uyardı. Ayrıca, sürdürülebilir bir tarım için toprak ve bitki analizine dayalı doğru gübreleme yöntemlerinin hayati önem taşıdığı hatırlatıldı.

Çözüm Formülü: "Makul Aracı Komisyonu"

Üretimdeki başarının süreklilik kazanmasının, çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesiyle doğru orantılı olduğunu belirten TZYMB, piyasa dengesinin korunması için zincirin halkalarına dikkat çekti. Meyve ve sebze tedarik zincirindeki aracı komisyonlarının makul ve normal seviyelerde tutulması halinde, hem tarladaki üreticinin hem de marketteki tüketicinin süreçten mutlu ayrılacağı ifade edildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız