Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda kürsüye çıkan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de katıldığı oturumda müttefik ülkelere net mesajlar verdi. Küresel savunmanın artık bireysel çabalarla korunamayacağını ifade eden Rutte, "Tek bir ülke, endüstriyel devrimi tek başına sağlayamaz. Birlikte yapmak zorundayız" diyerek ittifak içi dayanışmanın altını çizdi.
Yeşil Sahalardan Savunma Stratejisine: "Tek Başına Gol Atmak Yetmez"
Konuşmasında devam eden dünya kupası organizasyonuna atıfta bulunarak akılda kalıcı bir benzetme yapan Rutte, savunma sanayisini adeta bir futbol takımına benzetti. Hiçbir maçın sadece tek bir yıldız oyuncuyla kazanılamayacağını dile getiren Genel Sekreter; kaleciden forvete, teknik direktörden analistlere kadar herkesin bu başarıda payı olduğunu hatırlattı. NATO’nun caydırıcılık vizyonunun da tam anlamıyla bir takım çalışması gerektirdiğini belirten Rutte, siyasi liderlerin rehberlik ettiğini, orduların sahada mücadele verdiğini, savunma sanayisinin ise lojistik, inovasyon ve üretim gücüyle bu ekibin arkasındaki en büyük itici güç olduğunu kaydetti.
Savunma Bütçelerinde Tarihi Rekor: 258 Milyar Dolarlık Ek Yatırım
Görevi devraldığı günden bu yana müttefik ülkelerdeki üretim tesislerini yakından incelediğini belirten Mark Rutte, geçtiğimiz yıl Lahey’de alınan kararların meyvelerini vermeye başladığını açıkladı. Gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5'ini savunmaya ayırma taahhüdünün ardından, sadece Avrupa ve Kanada kanadında savunma harcamalarının yüzde 20 oranında arttığını ifade etti. Bu artışın 139 milyar dolarlık devasa bir bütçeye tekabül ettiğini söyleyen Rutte, 2025 ve 2026 yılları birleştirildiğinde bu ek kaynağın 258 milyar dolara ulaşacağını müjdeledi. Ancak Genel Sekreter, yalnızca para harcamanın yeterli olmadığını, mevcut kaynakların en doğru ve stratejik şekilde yönetilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Rusya ve Çin Tehdidine Karşı "Zaman Lüksümüz Kalmadı"
Küresel güvenlik mimarisini tehdit eden aktörlerin adımlarını yakından izlediklerini belirten Rutte, müttefikleri rehavete kapılmamaları konusunda uyardı. Rusya'nın milli gelirinin yaklaşık yarısını savaş endüstrisine yatırdığını, Çin'in nükleer ve askeri modernizasyonunu hız kesmeden sürdürdüğünü, Kuzey Kore ile İran’ın ise küresel dengeleri zorlayan hamlelerine devam ettiğini hatırlattı. Karşı karşıya kalınan bu tehlikeli manzaraya karşı transatlantik bir askeri ve endüstriyel dönüşümün zorunlu olduğunu aktaran Rutte, "Karşımızdaki ittifakların bizim iyiliğimizi düşünmediği net. Bu maçı kazanmak istiyorsak, daha fazlasını, daha hızlı ve birlikte yapmalıyız. Artık zaman lüksümüz kalmadı" ifadelerini kullandı.
Hedef: 2027’ye Kadar İki Katı Mühimmat Üretimi
Ankara’daki forumda imzalanan milyarlarca dolarlık yeni sözleşmelerin hava savunma sistemlerinden dron savar teknolojilerine, taarruz kabiliyetlerinden uydu iletişimine kadar birçok alanı kapsadığını belirten Rutte, müttefiklerin lojistik gücünü artıracak 12 adet A400 modeli askeri uçağın da hava gücüne katılacağını duyurdu. İttifakın mühimmat üretim kapasitesini hızla artırdığına dikkat çeken Genel Sekreter, 2027 yılına gelindiğinde yıllık yaklaşık 4 milyon dolarlık mühimmat üretebilecek seviyeye ulaşmayı hedeflediklerini ve bu rakamın geçen yılın iki katı anlamına geldiğini vurguladı. Uzun bürokratik süreçlerin azaltılması gerektiği çağrısını yineleyen Rutte, Ukrayna ile olan inovasyon ve insansız hava aracı (İHA) ekosistemindeki ortaklıkların da katlanarak süreceğini ifade etti.