Türkiye ekonomisinin kalbi konumundaki imalat sanayisinde moraller yükselişte. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Mayıs 2026 dönemine ait İktisadi Yönelim İstatistikleri, reel kesimin geleceğe yönelik adımlarında daha kararlı ve iyimser olduğunu ortaya koydu. Sektörün nabzını tutan 1966 iş yerinin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, reel kesimin ekonomiye olan güveni kritik eşik olan 100 puan barajının üzerine çıktı.
Sanayici Geleceğe Yatırıma ve İstihdama Göz Kırptı
Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya kıyasla 2,4 puanlık net bir sıçrama gerçekleştirerek 101 seviyesine ulaştı. Endeksin 100 değerinin üzerine çıkması, reel sektör temsilcileri arasında "iyimser" beklentilerin ağırlık kazandığına işaret ediyor. Mevsimsellikten arındırılmamış ham endeks verisi ise aylık bazda 2,7 puanlık artışla 103,3 olarak kayıtlara geçti.
Güven endeksindeki bu yukarı yönlü ivmeyi tetikleyen en güçlü unsurlar; sanayide genel gidişatın toparlanması, önümüzdeki 3 aya ilişkin ihracat siparişlerindeki artış beklentisi ve toplam istihdam öngörülerindeki yükseliş oldu. Ayrıca mevcut siparişlerin durumu, üretim hacmi beklentileri ve önümüzdeki 12 ayı kapsayan sabit sermaye yatırım harcamalarındaki güçlü seyir, endeksi yukarı taşıyan ana motorlar olarak öne çıktı. Endeks üzerinde negatif baskı yaratan tek unsur ise mevcut mamul mal stoklarındaki artış eğilimi oldu.
Üretim Hacminde Güçlenme, Siparişlerde Keskin Dönüş
Sanayicinin son 3 aylık döneme yönelik geriye dönük muhasebesi, üretimdeki artış trendinin daha da kuvvetlendiğini gösteriyor. Özellikle iç piyasa ve ihracat siparişlerinde daha önce hakim olan "azalış" yönlü karamsar hava, mayıs ayı itibarıyla yerini tamamen "artış" bildirenlerin lehine bıraktı.
Mevcut siparişlerin mevsim normallerinin altında kaldığı yönündeki şikayetler hızla zayıflarken, gelecek 3 aya yönelik üretim hacmi ve dış pazar siparişlerinde vites artırılacağı öngörüldü. İç piyasa sipariş beklentilerinde hafif bir ivme kaybı gözlense de, sanayicinin önümüzdeki 12 aylık süreçte yeni istihdam yaratma ve fabrika yatırımlarını (sabit sermaye harcamaları) artırma iştahının güçlenmesi, orta vadeli büyüme sinyali olarak yorumlandı.
Enflasyon Beklentilerinde İyimser Kırılma: ÜFE %31,6’ya İndi
Raporun makroekonomik dengeler açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri ise fiyatlama davranışlarındaki değişim oldu. Son 3 ayda ortalama birim maliyetlerinde artış yaşayan sanayici, buna karşın gelecek 3 aya ilişkin maliyet baskısının hafifleyeceğini öngörüyor. Bu durum, geleceğe yönelik satış fiyatı artış beklentilerinin de zayıflamasını beraberinde getirdi.
Fiyatlama motivasyonundaki bu gevşeme, uzun vadeli enflasyon beklentilerine de yansıdı. Katılımcıların gelecek 12 aylık dönem sonuna ilişkin yıllık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) beklentisi, bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 31,6 seviyesine geriledi. Sektördeki genel gidişata dair "daha kötümserim" diyenlerin oranındaki azalma da reel sektörün önünü daha net görmeye başladığının en somut kanıtı oldu.