2026 yılının Ocak-Mart dönemini kapsayan veriler, sektörün geçen yılın aynı dönemine oranla istikrarlı bir yükseliş sergilediğini ortaya koydu. Haluk Görgün, yılın ilk üç ayında gerçekleşen toplam ihracat miktarının, geçtiğimiz yılın ilk çeyreğine göre yüzde 12,1 oranında arttığını belirtti. Bu artışla birlikte, 2026 yılının ilk çeyreğinde elde edilen toplam ihracat geliri 1 milyar 910 milyon dolar seviyesine ulaştı. Sektör temsilcileri tarafından paylaşılan bu rakamlar, savunma ve havacılık sanayisinin yıllık hedefleri doğrultusundaki performansını yansıtıyor.
Milli Teknoloji Hamlesi ve Stratejik Vizyonun Etkisi
Savunma sanayisindeki bu büyümenin stratejik bir vizyon doğrultusunda devam ettiğini vurgulayan Haluk Görgün, uygulanan politikaların sektöre yön verdiğini ifade etti. Görgün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Milli Teknoloji Hamlesi ve Milli Yetkinlik Hamlesi’nin, sektörün istikrarlı büyümesinde temel belirleyici unsurlar olduğunu bildirdi. Devletin en üst kademesi tarafından desteklenen bu stratejik hamlelerin, yerli üretim kapasitesini ve teknolojik yetkinliği artırarak ihracat rakamlarına doğrudan katkı sağladığına dikkat çekildi.
Uluslararası İşbirlikleri ve Üretim Altyapısı Güçleniyor
Sektörün performansına ilişkin değerlendirmelerinde üretim altyapısının önemine değinen Görgün, mevcut kapasite artışının ihracata olumlu yansıdığını belirtti. Uluslararası işbirliklerinin ve pazar ağının genişlemesinin bu başarıdaki payını vurgulayan Savunma Sanayii Başkanı, şu anki ivmenin korunacağını ve daha ileriye taşınacağını ifade etti. Güçlü bir üretim altyapısının tesis edilmesi, mevcut pazar ağının çeşitlendirilmesi ve yeni uluslararası ortaklıkların kurulması, önümüzdeki dönemde sektörün ihracat stratejisinin ana sütunlarını oluşturmaya devam edecek.
Sektör Paydaşlarına Teşekkür Mesajı
Elde edilen finansal verilerin ve büyüme oranlarının ardından Haluk Görgün, savunma ve havacılık sanayisinin başarısında payı olan tüm aktörlere teşekkürlerini iletti. Görgün, ihracat rakamlarına ulaşılmasında emeği bulunan savunma şirketleri, projelerde görev alan mühendisler ve sektörün tüm paydaşlarının katkısının kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Şirketlerin üretim gücü ve mühendislik kabiliyetlerinin, Türkiye'nin savunma sanayisi alanındaki küresel rekabetçiliğini destekleyen en önemli unsurlar olduğu kaydedildi.